Cebimde Kalan
Uzakta olanım, Yine sustum. Biliyorum, sen bu huyumu bilirsin. Telefonu elime alıp bırakıyorum durmadan. Ekranın ışığı yüzüme vuruyor, senin son mesajın duruyor orada. "İyi geceler, tatlı rüyalar" yazmışsın. Ben de sana…
Gönderilmemiş mektupların ilki
Canım, Sabah çayı koydum, sonra içmeden bıraktım. Evin sessizliği bu saatte bir garip. Eskiden bu vakitlerde seni düşünerek uyanırdım, şimdi seni düşünerek uyuyamıyorum. Üç yıl olmuş tanışalı. Arkadaşının doğum günüydü…
Bu gece sana kızmaya geldim
Bu gece sana kızmaya geldim, haberin olsun. Hepsini söyleyeceğim, yarın da pişman olurum belki ama şu an umurumda değil. Hani şu tişörtün var ya, hani en sevdiğin, hani bana "bu sende kalsın, bende bir tane daha var"…
Telefonun Işığında
Gece yarısını çoktan geçti. Uyumam lazım. Yarın erken kalkacağım. Ama telefon elimde, ekranın ışığı tavana vuruyor, ben yine aynı yerdeyim. Eski fotoğraflara baktım biraz önce. Hani şu üniversiteden kalma olanlara…
Dolaptaki Gömlek
canım, bugün yine o dolabı açtım. hani şu gömlek var ya, geçen sene aldığım. hani sana diyecektim, yakışır dedim kendi kendime, aldım. katlayıp koydum. her açışımda elime alıyorum, sonra geri bırakıyorum. işte öyle bir…
Katlanmış Köşe
Yine oturdum masaya. Kalem elimde, kâğıt önümde, sen yoksun. Bu gece de sana yazacağım, yine göndermeyeceğim... belki. Biliyor musun, ilk mektubunu hâlâ saklıyorum. O gün zarfı görünce nasıl sevindiğimi bir bilsen…
Sesini duymak istedim, o kadar.
Bugün pazar. Bütün gün evin içinde döndüm durdum. Çamaşır astım, balkonu yıkadım, bir çay demledim kendime. Sonra o çayı içmeden bıraktım. Soğudu. Senin bardağın hâlâ dolabın en üstünde. Akşam oldu. Telefonuma baktım…
Bir de bunu sormak istiyorum
Bugün yine doğum günü vardı o arkadaşın. Sana söylemedim ama ben de gittim. Balkon aynı, hava aynı, hatta ısınmak için yaptığın o elleri ovuşturma hareketini hatırladım. Bir tek sen yoktun, o kadar. Herkes pastayı…