Bu akşam yine yürüdüm.
Bu akşam yine yürüdüm. Kısa bir yol. Ama artık adımlarım bir yere yetişmek için değil, sadece yürümek için. Sadece yürümek için.
Çekmecedeki kolyeyi bugün yine çıkardım. Baktım. Uzun uzun değil. Sonra geri koydum. Eskiden elime aldığımda içim sızlardı, bilirsin. Şimdi sadece bakıyorum işte. Bir eşya. Ama bir eşya değil… bilmiyorum. Öyle işte. 🙈
Seni düşünmeden geçen günler var. İlk defa. Bunu yazarken garip oluyor, itiraf ediyorum. Kızmıyorum sana. Kızmayı da denedim bir ara, olmadı. Sonra kendime kızdım. Sen susunca ben neden sustum diye. Sebebini sormadım, hâlâ sormadım. İçimde kaldı. Sormak istemedim ama sormadığım için de kendime kızıyorum. İkisi bir arada. Belki cevabı taşıyamazdım. Belki de sen zaten söylemiştin, ben duymak istememiştim. 🙉
Sabahları kendime kahve yapıyorum. Bazen iki fincan koyuyorum yanlışlıkla. Sonra birini kaldırıyorum. Gülüyorum kendime. İyiyim ben, gerçekten. 🙂
Ama bazı geceler oluyor. Böyle sessiz. Her yer uyumuş. O zaman içimden bir şey kıpırdıyor. Seni özlemiyorum demek istiyorum… diyemiyorum. Çünkü yalan olur.
Özlüyorum işte. Ama belki de sadece alışmışım sana. Alışkanlık işte. Geçiyor. Yavaş geçiyor. Canımı yakarak değil artık. Sadece geçiyor.
Bugün aynaya baktım. Kendime baktım. Uzun zamandır yapmıyordum bunu. İyi görünüyorsun, dedim. Gerçekten dedim.
Sen de iyi ol. Nerede olursan ol.
Ben buradayım işte. Kendi kahvemi kendim yapıyorum. 💛
Giriş yap, bu yazıya puan ver.