Geçen sene bu gece
Geçen sene bu gece... ya bilmiyorum be, belki de tam bir sene oldu, belki bir gün fazla. Ama ben o geceden beri aynı yerde sayıyorum, sen ise çoktan başka bir yere gittin. Hani şu bizim ilk gün oturduğumuz sıra var ya…
Geçen sene bu gece... ya bilmiyorum be, belki de tam bir sene oldu, belki bir gün fazla. Ama ben o geceden beri aynı yerde sayıyorum, sen ise çoktan başka bir yere gittin. Hani şu bizim ilk gün oturduğumuz sıra var ya…
Gece yarısını çoktan geçti. Uyumam lazım. Yarın erken kalkacağım. Ama telefon elimde, ekranın ışığı tavana vuruyor, ben yine aynı yerdeyim. Eski fotoğraflara baktım biraz önce. Hani şu üniversiteden kalma olanlara…
Seni yine rüyamda gördüm. Ama bu sefer kaza yoktu, hastane yoktu, hiçbir şey yoktu. Sadece sen vardın, o ilk geceki gibi gülüyordun. Arkadaşımın doğum günüydü, hatırlıyor musun? Ben bir köşede oturuyordum, sen gelip…
Yine buradayım. Uyumam lazım ama uyuyamıyorum. Yine telefona uzandım. Açacağım o mesajları, baştan sona okuyacağım, sonra pişman olacağım. Bunu bile bile yapıyorum yine de. Bak, ilk günkü mesajın duruyor hâlâ. "Kahve…
Yine aynı şeyi yapıyorum. Telefonu elime aldım, yukarı kaydırıyorum, yukarı kaydırıyorum... iki yıl önceki mesajlar. Senin gülüşün kaç kelimeye sığar biliyor musun? Ben hâlâ o günkü hâline bakınca içim gidiyor, yedi yıl…
Yine sessizlik. O sessizlik. Sofrada iki tabak, iki insan, sıfır kelime. Sen olsaydın ne derdin bilmiyorum ama bu sessizliği asla böyle bırakmazdın. Eminim. Kocam yanımda, gözleri ekranda. Benim gözlerim eski bir lise…
Hava kararmaya başlamıştı, ben yine o banka oturdum. Simit aldım, iki tane. Birini ben yedim, diğerini martılara attım. Sen olsan kızardın bana, "hepsini atma, kendine de ayır" derdin. Ben de sana gülerdim. Şimdi…
Bu gece yine dayanamadım. Yatağa uzandım, telefonu elime aldım, kaydırdım kaydırdım ve yine o konuşmaya geldim. Hani şu bizim konuşmamız. Yıllar olmuş, hâlâ orada duruyor. Silmedim. Silemedim. Ya sen bilsen, ilk mesajı…
Bu akşam yine sahildeydim. Hani şu senin hep bir adım önde yürüdüğün, benim de yetişmeye çalıştığım yer. Yine öyle yürüdüm işte. Kimse yok ama ben hâlâ arkandan geliyorum, hâlâ sana yetişmeye çalışıyorum. Biliyor musun…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar