Geçen sene bu gece
Geçen sene bu gece... ya bilmiyorum be, belki de tam bir sene oldu, belki bir gün fazla. Ama ben o geceden beri aynı yerde sayıyorum, sen ise çoktan başka bir yere gittin. Hani şu bizim ilk gün oturduğumuz sıra var ya, ben hâlâ orada oturuyorum sanki, sen de yanımda değilsin artık. İşte bu yüzden bu saatte uyuyamıyorum, bu yüzden telefonu elime alıp bırakıyorum, alıp bırakıyorum. 🙈
Bana onun adını söylediğin gece... sesin nasıl da sevinçliydi ya, gözlerin nasıl parlıyordu. Ben de dinledim işte, gülümsedim, hatta 'çok sevindim' dedim. ÇOK SEVİNDİM! Yalan. O an içimde bir şey kırıldı, kırılmadı, paramparça oldu, orada öylece oturdum. Sen anlatırken ben senin yüzüne bakıyordum, sen ise başka birini anlatıyordun. Ne tuhaf değil mi, aynı masadaydık ama bambaşka yerlerdeydik.
Ya ben neden söyleyemedim? Söyleyemedim işte. Her seferinde 'sıra değil', 'şimdi olmaz', 'arkadaşlığımızı bozmayayım' dedim durdum. Sıra değilmiş! Ne zaman gelecekti o sıra, ne zaman? Sen her sırrını bana anlattın, ben de dinledim, hep dinledim. Ama benim en büyük sırrım hep içimde kaldı be. Şimdi boğazımda bir düğüm var, konuşamıyorum, yutkunamıyorum. Seninle her şeyi konuşan ben, seninle en çok konuşmak istediğim şeyi hiç konuşamadım.
O fotoğrafa bakıyorum bazen. İlk gün çekilmiştik hani, ikimiz de ne kadar salakmışız, ne kadar gençmişiz. Sen elinle bir şekil yapmışsın, ben de sana gülüyorum. O gün her şey masumdu, hiçbir şey bilmiyordum. Şimdi bakınca kızıyorum sana, sonra kendime kızıyorum, sonra yine sana dönüyorum. Sinirim geçiyor, sonra geri geliyor. Kırgınım sana ya, çok kırgınım. Ama sen ne yaptın ki? Hiçbir şey. Ben yaptım her şeyi, ben sustum, ben sakladım.
Bazen diyorum ki keşke o gece seni dinlemeseydim, keşke masadan kalksaydım, keşke bağırsaydım 'ben seni seviyorum, anlamıyor musun!' diye. Ama yapamazdım işte, yapamadım. Sen mutluydun, ben senin mutluluğuna gülümsedim. Şimdi benim mutluluğum nerede, onu hiç bilmiyorum.
Bu saatte yazıyorum sana, göndermeyeceğim. Yine göndermeyeceğim. Ama yazmazsam daha kötü oluyorum, içimde kalan her şey beni boğuyor. Belki bir gün o fotoğrafa baktığımda sadece gülümseyebilirim, belki bir gün bu düğüm çözülür. Belki... inşallah. 🤍
Giriş yap, bu yazıya puan ver.