O zarfı yine açtım
Gece yarısını çoktan geçti, sıcak bu saatte bile ensemde duruyor, ben de oturdum eski defteri açtım, arasından o zarfı çıkardım; hani şu köşesi yıpranmış, pulu hafiften solmuş, üstündeki yazıya her baktığımda içimin…
Gece yarısını çoktan geçti, sıcak bu saatte bile ensemde duruyor, ben de oturdum eski defteri açtım, arasından o zarfı çıkardım; hani şu köşesi yıpranmış, pulu hafiften solmuş, üstündeki yazıya her baktığımda içimin…
Dinle beni. Bu sabah yine o kitapçının önünden geçtim. Hani şu köşedeki, vitrininde sararmış kitaplar olan. İçeri girmedim. Sadece durdum, camdan baktım, sonra yürüdüm. Ama yürürken elim cebimdeydi, cüzdanımı…
Pazar gecesi yine. Yarın herkes işine gücüne dönecek, ben yine aynı yerde kalacağım. Bunu neden yazıyorum bilmiyorum. Belki birine söylemek istiyorum da söyleyecek kimsem yok. Ya da var da söylemeye yüzüm yok. Bugün…
Bugün tam bir yıl olmuş. Geçen sene bu zamanlar seninle bir düğündeydik, hatırlıyor musun? Ben o gün giydiğim elbiseyi hâlâ dolabın en arkasında asılı tutuyorum. Ne atabiliyorum ne de giyebiliyorum. Öylece duruyor işte…
Bu gece yine oturdum. Elimde telefon, açtım o konuşmayı, en dibe kadar kaydırdım. Biliyorum, artık mesaj atmak diye bir şey yok. Ama ben yine de o son satırı okuyorum. “Seni seviyorum” yazmışım. Sen okumuştun ama cevap…
Bu sabah erken kalktım, kordon boyunca yürüdüm. Hava serindi, deniz sakindi. Kalabalık yoktu daha, ben de sessizliği sevdim. Yürürken yine seni düşündüm. Kızmadan, inan bana. Öfkem çoktan geçti, geriye bir burukluk…
Bu saate kadar oturdum. Uyumadın mı diye sormadın. Salonda ışık yanıyordu, kapıyı kapattın içeriden. Ben de burada, kendi kendime konuşuyorum işte.. Eskiden bu saatlerde ikimiz de uyanık olurduk. Gülerdik. Bir şeyler…
Yine gece, yine aynı şey. Telefon elimde, bir şey yazmadan bakıp duruyorum. O mesaj orada duruyor işte, tek kelime. Nasılsın. O kadar. Sanki aradan geçen bunca yıl hiç yaşanmamış gibi, sanki ben o kararı hiç vermemişim…
Dün gece yine rüyamda seni gördüm. Ama bu sefer asker kıyafetinle değil, o doğum günündeki gibiydin. Hiç konuşmuyordun yine, sadece karşımda oturuyordun. Uyandığımda yastığımın kenarı ıslaktı. Sana bunu yazmak istedim…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar