Kardeşimin odasında oturuyorum, o uyudu, ben yine telefonu elime aldım.
Kardeşimin odasında oturuyorum, o uyudu, ben yine telefonu elime aldım. Yine. Aynı yerden açıyorum, aynı kaydı dinliyorum. Senin sesin. O gün bana bir şey anlatıyordun, neydi hatırlamıyorum bile, saçma bir şeydi. Ama ben onu kaç kere dinledim biliyor musun? Kaç kere açıp kapattım. Her seferinde aynı şeyi yapıyorum kendime 🙈
Sonra kapatıyorum ve kendime kızıyorum. Neden hâlâ? Neden hâlâ senin sesini saklıyorum, neden hâlâ seni merak ediyorum, neden hâlâ... Tamam.
Bak, ben sana hiçbir zaman çok bir şey söylemedim, biliyorum. Ama sen de bana tek bir açıklama vermedin. Tek bir cümle. "Bitti" bile demedin. Bir sabah kalktım, sen yoksun. O kız da eski tanıdığınmış, öyle duydum. Öyle duydum! Ben bunu başkasından duydum, sen bana söylemedin. Ailem seni tanıdı, ben seni herkese anlattım, her şeyi ciddiye aldım, sen bir gecede bitti dedin ve gittin.
Küsüm sana. Hâlâ. Bunu kimseye söylemiyorum, kardeşlerimin yanında ağzımı açmıyorum, ama içimde bir yerde duruyor ve bazen gece uyandırıyor beni. Sinirim geçmiyor. Yıllar geçiyor ve geçmiyor.
Bir de şu var, söylemesi zor 🙊 Ben hâlâ seni seviyorum. Nedenini bilmiyorum, hak etmiyorsun belki de, ama seviyorum işte. Sana kızdığım kadar seviyorum. Ve bunu kimseye söyleyemiyorum çünkü söylersem herkes bana "bırak artık" der, ben de biliyorum, bırakmalıyım. Ama bırakamıyorum.
Buraya yazıyorum işte. Gece, kardeşimin odasında, telefon elimde. Sesini dinliyorum. Sonra kapatıyorum.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.