Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Mektup

O zarfı yine açtım

orta_yasli

· 1 dk okuma

Gece yarısını çoktan geçti, sıcak bu saatte bile ensemde duruyor, ben de oturdum eski defteri açtım, arasından o zarfı çıkardım; hani şu köşesi yıpranmış, pulu hafiften solmuş, üstündeki yazıya her baktığımda içimin burkulduğu o zarf. Bana o kadar mektup yazdın ki, hangisini açsam aynı şey oluyor: önce gülüyorum kendi hâlime, sonra bir bakıyorum boğazımda bir düğüm, ne olduğunu anlamadan yutkunuyorum.

O zamanlar ikimiz de memleketten uzaktaydık, sen bir şehirde ekmek peşinde, ben bir başka yerde, mektuplar gidip geliyordu. Ben o zarfları açar açmaz önce koklardım, inanır mısın, kâğıdın kokusundan çok senin elinin değdiği yerin kokusunu arardım; sonra oturup iki satır yazardım, üç satır yazardım, bazen gece yarısına kadar yazardım da yine de anlatamazdım içimdeki o şeyi. 🙂

Sonra mektuplar seyreldi. Önce haftada bir oldu, sonra ayda bir. Bir akşam telefon çaldı, ben mutfaktaydım, koşarak geldim, açtım ama karşıda sadece nefes vardı, kimse konuşmadı. Ben de konuşamadım. İkimiz de biliyorduk aslında, kimse söylemedi. O günden sonra birkaç kere daha çaldı, ben her seferinde ekrana baktım, açmadım. Sonra sen de aramaz oldun. Konuşacak kelime bulamadık, bulamayınca da birbirimizden uzaklaştık.

Şimdi kırk yedi yaşındayım ve hâlâ o susuşun adını bilmiyorum.

Son mektubunda bir cümle vardı, yarım bıraktığın: "Belki bir gün..." diye başlıyordu, gerisini getirmemiştin. Ben o cümleyi yıllardır kendi kendime tamamlıyorum geceleri. "Belki bir gün gelirim" diyorum, siliyorum. "Belki bir gün unuturum" diyorum, siliyorum. "Belki bir gün..." diyorum, orada kalıyorum. 🙈

Canım, ben bu yazıyı oturup buraya yazarken bile aklımda o zarfın kokusu var, hâlâ arıyorum, hâlâ o eski günlerin sıcaklığını arıyorum. Bazen kızıyorum sana, bazen kendime, çoğu zaman da oturup gülüyorum bu işe, çünkü ne diyeyim, kırk yedi yaşına gelmiş adam hâlâ bir zarfın peşinde.

8,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O "Belki bir gün..." cümlesini okuyunca boğazım düğümlendi, çünkü bende de yarım kalmış cümleler çok; yazdım, sildim, göndermedim. Sen o zarfı hâlâ saklıyorsan boşuna değil, ben hâlâ o vitrindeki fincan takımına bakıyorum her geçişte 🥺

  2. O "sadece nefes vardı" kısmında durdum, çünkü bende de çekmecede bir kutu var ve ben de o aramalara hep sustum ya… İkimiz de konuşsaydık belki şimdi başka bir defter açıyor olurduk be, yazık olmuş 🙁

  3. O yarım cümleye ben de takıldım, çünkü benimki de bir yarım cümleyle bitti ya... Ben o cümleyi yıllardır tamamlamıyorum ama, sadece olduğu yerde duruyor be 🙈 Senin zarfın kokusunu araman gibi, ben de hâlâ o silinen mesajlara bakıyorum, ne yazdığımı hatırlamıyorum ama yazdığım yeri hatırlıyorum.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar