O Bileklik Hâlâ Orada
Bugün pazar. Evdeyim, annem mutfakta, ben odamda yatağa uzanmışım. Telefonum elimde, yine o eski mesajlara düştüm. İki yıl önceki bir cumartesi akşamı. "Geliyor musun?" yazmışsın. Ben de "geliyorum" demişim, sonunda üç…
Kâğıt yetmiyor artık
Eve geldim, ışığı yakmadan oturdum. Dışarıda yağmur var, camı tıklatıyor. Bir haftadır yazmıyorum sana. Bu sefer kendime kızdım, gerçekten kızdım. Kaç zarf oldu, sayısını ben de bilmiyorum. Ama bugün farklı bir şey…
Kutunun dibinde
Dün gece yine açtım o çekmeceyi. Bir değil, iki değil. Alışkanlık oldu artık. O bileklik hâlâ orada. Etiketi bile duruyor. Takmadım hiç, sana da taktırmadım. O gece elimde tutuyordum, "sonra" dedim. Sonra olmadı işte…
sana yazmayı bırakamadım
Bu akşam yine o son mesaja döndüm, hani şu “hayırlısı olsun” dediğin mesaja; ben hâlâ içinden bir şey çıkarmaya çalışıyorum, sanki iki kelimenin arasında sakladığın bir şey varmış gibi 🙈 ve biliyorum yok, biliyorum…
Sabah Yine Aynı
Canım, sabah yine erkenden kalktım, sana güçlü görünmek için. Sonra balkona çıktım, sigaramı yaktım ve sustum. Ağladım işte, ne yapayım. O ilk mesajı hâlâ silemiyorum. Sen atmıştın, ben okumuştum, dünya durmuştu. Şimdi…
İki Yıl Sonra Hâlâ Aynı Yer
Bugün telefonumu elime aldım, yine o sohbeti açtım. Aylardır silmedim, silemedim. Okuduğum her satırı neredeyse ezbere biliyorum artık. "Günaydın" yazmışsın bir yerde, sabahın altısında. Ben o saatte uyanmazdım bile…
Düğünde
Kuzenimin düğününde kimse fark etmeden dışarı çıktım. Davulun sesi hâlâ içeride, benim içimde başka bir şey çalıyor. Yeni gelinle damat oynarken ben seni düşündüm. Sen de bir gün böyle oynayacaksın, ben belki o gün bir…