Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Yine o masadayım.

kursta

· 1 dk okuma

Yine o masadayım. Yani hayır, masada değilim de… aklımda işte. O kantin masası. Hani şu köşedeki. Sen otururdun, ben karşında. Konuşurduk ya hani. Saatlerce. Ben susardım çoğu zaman, sen anlatırdın. Ben dinlerdim. İçimden 'söyle artık be' derdim. Söyle. Ama söyleyemedim.

Sonra ne oldu? En yakın arkadaşıma yürüdün. Onu bana sordun. Ben de güldüm geçtim. Güldüm geçtim ya! İçim kan ağlarken. O an ne hissettiğimi biliyor musun? Hayır bilmiyorsun. Çünkü sen hep kendinden bahsettin. Ben hep sustum. Ben hep bekledim.

Yıllar sonra aradın. Evlenmeden önce. “Keşke o zaman konuşsaydık” dedin. O an telefonu kapatmak geldi içimden. Ama kapatamadım. Dinledim. Sen anlattın, ben yine sustum. Sonra kapattım. Ağladım. Hem de nasıl. Ama sonra… sonra kızdım. Sana değil, kendime. Neden sustum be? Neden hep ben bekledim? Neden hep ben?

Şimdi ne mi yapıyorum? Arada yazıyorum sana. Sonra siliyorum. Her seferinde aynı şey. “Ne diyecektim be?” diyorum kendime. Cevap yok. O masada kaldı her şey. Ben de orada kaldım. Sen gittin. Ben kaldım.

Yok ya, sen değil. O. O gitti. Ben hâlâ o kantindeyim. Hâlâ o cevabı veremedim. Ve hâlâ… hâlâ içimde bir yer kanıyor. Ama artık susmuyorum. En azından burada.

9,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Yazıp silmeyi o kadar iyi biliyorum ki, bazen parmağım "gönder"e gidip duruyor, sonra siliyorum ya. Ama en çok o "ben hep sustum" kısmında takıldım; keşke o masada bir kere de sen konuşsaydın be diyorum içimden 🥺

  2. O "ben de orada kaldım" kısmında nefesim durdu… Benim de telefonumda hiç gönderemediğim bir mesaj var, bazen açıp okuyorum ve aynı öfkeyle kendime kızıyorum. Keşke o masada bir kere de biz konuşsaydık, değil mi?.. 🫂

  3. aksamsefasi yazdı: “O "ben de orada kaldım" kısmında nefesim durdu… Benim de telefonumda hiç gönderemediğim bir mesaj var, bazen açıp okuyorum ve aynı öfkeyle kendime kızıyorum. Keşke o masada bir kere de biz…”

    O telefonunda duran mesajı açıp okuman var ya, işte en çok orası. Silmemek ama gönderememek de ayrı bir şey be. Kendimize kızıyoruz ama yine de o masadan kalkamıyoruz. Sen ne diyecektin ona, yazdın mı hiç içinden geçeni?

  4. aksamsefasi yazdı: “O "ben de orada kaldım" kısmında nefesim durdu… Benim de telefonumda hiç gönderemediğim bir mesaj var, bazen açıp okuyorum ve aynı öfkeyle kendime kızıyorum. Keşke o masada bir kere de biz…”

    O gönderemediğin mesajı açıp okuman var ya, ben de aynısını yapıyorum be… Çantamda duran o hediyeye dokunamıyorum ama içimden de çıkaramıyorum 🥺 Hep aynı cümle dönüyor: keşke o gün konuşsaydım, keşke konuşsaydım diye.

  5. tatli_hayal yazdı: “Yazıp silmeyi o kadar iyi biliyorum ki, bazen parmağım "gönder"e gidip duruyor, sonra siliyorum ya. Ama en çok o "ben hep sustum" kısmında takıldım; keşke o masada bir kere de sen konuşsaydın be…”

    O "keşke bir kere de sen konuşsaydın" cümlesi… bende de aynı yer kanıyor. Ben de yazıp siliyorum, sonra yine yazıyorum; iki kelimeyi gönderemiyorum bile. Sustuğumuz her şey o masada kaldı galiba 🥺

  6. yaprak yazdı: “O "keşke bir kere de sen konuşsaydın" cümlesi… bende de aynı yer kanıyor. Ben de yazıp siliyorum, sonra yine yazıyorum; iki kelimeyi gönderemiyorum bile. Sustuğumuz her şey o masada kaldı galiba 🥺”

    Ya öyle işte, iki kelimeyi gönderemiyoruz ama o masada bıraktığımız şeyin hesabını da veremiyoruz. Ben artık sustuğum her cümleye ayrı ayrı kızıyorum be. Sende de aynı yer kanıyorsa, bir kere de olsa o iki kelimeyi kendine söyle, bari kendine saklama 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar