Hâlâ her cuma
Bu akşam yine sahildeydim. Hani şu senin hep bir adım önde yürüdüğün, benim de yetişmeye çalıştığım yer. Yine öyle yürüdüm işte. Kimse yok ama ben hâlâ arkandan geliyorum, hâlâ sana yetişmeye çalışıyorum. Biliyor musun…
Bu akşam yine sahildeydim. Hani şu senin hep bir adım önde yürüdüğün, benim de yetişmeye çalıştığım yer. Yine öyle yürüdüm işte. Kimse yok ama ben hâlâ arkandan geliyorum, hâlâ sana yetişmeye çalışıyorum. Biliyor musun…
Geçen ay bir kafede karşılaştık ya... hani elinde oğlunun oyuncak arabası vardı, çocuk masanın altında dolanıyordu. Sadece "iyi görünüyorsun" diyebildim. İyi görünüyorsun?! Yıllar sonra ilk kelimem bu mu olmalıydı…
Merhaba, nasılsın? Bunu yazmışsın ya. İki kelime. İki kelimeyle ne diyebilirim ki sana? Ya da sen ne diyorsun bana? Yıllar sonra, gece yarısı, ekranımda öylece duran iki kelime. Hiç yürüdüğümüz sokaklar aklıma gelmedi…
Gece yarısı, mutfakta çay demliyorum. Radyo açık işte, kimse dinlemiyor, kendi kendine çalıyor. Sonra o şarkı başladı. Hani bizim şarkımız. Arabada sonuna kadar açar, camları indirir, bağıra bağıra söylerdik ya. Şimdi…
Hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu ilk gün çekildiğimiz fotoğraf var ya, aynı sıraya oturduğumuz o gün. Buz gibi bir sınıftı, ben titriyordum, sen geldin oturdun yanıma, hiç tanımadığın biriydim işte ama öyle bir…
Yine uyuyamadım. Yanımda sen varsın, nefesin düzenli, ben tavana bakıyorum. Bu saatte insanın aklına ne gelirse geliyor işte. Bugün mutfakta seni izledim. Çayı koyuyordun, iki şeker attın, karıştırdın. Kırk saniye falan…
ya be, gece yarısını çoktan geçtik, kafe kapandı kapanacak, ben hâlâ aynı köşedeyim. telefonu elime aldım yine, o mesajı açtım. iki kelime. "artık yapamıyorum." iki kelime be. üç yılın karşısına iki kelime… gülüyorum…
Gece yarısını çoktan geçti, sıcak bu saatte bile ensemde duruyor, ben de oturdum eski defteri açtım, arasından o zarfı çıkardım; hani şu köşesi yıpranmış, pulu hafiften solmuş, üstündeki yazıya her baktığımda içimin…
Yine o fotoğraf. Hani şu koridordaki. Gülüyorsun ya, hani o an her şey durmuştu ya benim için. Hâlâ duruyor işte. Sen gideli kaç ay oldu, ben hâlâ o koridorda kalakaldım. Bu gece yine açtım baktım. Aptallık biliyorum…
Akşamüstü markete indim, kasada çalan o şarkı… ya o şarkı işte. Bir an elimdeki poşeti unuttum, kaldım öyle. Nefret ediyorum senden, biliyor musun? Ama gülümsemeden de geçemedim, salak gibi. 🙈 Dün gece de telefona…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar