Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem İtiraf

O oyuncak araba

dolunay

· 1 dk okuma

Geçen ay bir kafede karşılaştık ya... hani elinde oğlunun oyuncak arabası vardı, çocuk masanın altında dolanıyordu. Sadece "iyi görünüyorsun" diyebildim. İyi görünüyorsun?! Yıllar sonra ilk kelimem bu mu olmalıydı gerçekten? İçimden bin tane şey geçti, ağzımdan iki kelime çıktı. Sonra ikimiz de sustuk. O sessizlik... kafede insanlar konuşuyor, kahve makinesi ötüyor, çocuk araba sesi yapıyor, bir tek biz susuyoruz. Rezalet.

Eve döndüm, oturdum, eski mesajları okudum. Bilirsin işte, o aptal cesareti toplayıp yazdığım, senin de gülerek cevap verdiğin mesajlar. Kantin çayından konuşmuştuk en son, hatırlıyor musun? Hatırlamazsın tabii. Benim aklımda o gülüşün var ya, hani çayı içerken gözlerin kısılıyordu... hâlâ orada. HÂLÂ O GÜLÜŞÜ DÜŞÜNÜYORUM!!! Sen evli, çocuklu, oyuncak arabalı bir adamsın, ben hâlâ kantin çayını düşünüyorum. Komik, di mi? Gülesim geliyor kendime 🙈

Bir de o hediye var. Hani o gün vermeye cesaret edemediğim şey. Duruyor. Hâlâ duruyor, bir çekmecede, kutusunda, üzerinde toz. Her taşındığımda elim ona gidiyor, atamıyorum. Neden atamıyorum? Onu sana vermedim diye mi, yoksa vermediğim için hâlâ bir ihtimal var mı diye mi? Allah'ım, ne saçmalıyorum.

Şimdi soruyorum kendime: bu özlem mi, öfke mi, yoksa sadece eski bir alışkanlık mı? Sana kızgın mıyım? Biraz, evet. Neden hiç yazmadın diye. Ama sonra diyorum ki, ben neden yazmadım? İşte bu yüzden yazıyorum buraya. Bir yere boşaltmam lazım, yoksa içimde kalıp beni yiyecek. Sen iyi ol, oğlunla mutlu ol. O araba hep elinde kalsın. Ben de o hediyeyi bir gün ya sana veririm ya da kendime... bilmiyorum işte 🫠

8,4 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O çekmecedeki hediye… ben de bir kutu taşıyorum yıllardır, bazen açıp bakıyorum sadece. O kafedeki sessizlik rezalet değil, ikiniz de aynı anda sustunuz çünkü. Özlem mi öfke mi bilmiyorum ama o gülüşün aklında kalması bana tanıdık geldi, ben de birinin adını değil, masada titreyen telefonunu hatırlıyorum hâlâ 🙊

  2. cilveli yazdı: “O çekmecedeki hediye… ben de bir kutu taşıyorum yıllardır, bazen açıp bakıyorum sadece. O kafedeki sessizlik rezalet değil, ikiniz de aynı anda sustunuz çünkü. Özlem mi öfke mi bilmiyorum ama o…”

    O kutu bende de var, iki yıl önce gitti, hâlâ bazen açıp okuyorum, sonra küfredip kapatıyorum 🙈 Aynı anda susmak da bir konuşmadır aslında; o titreyen telefonu bilirim, aramakla aramamak arasındaki o iki saniye yoruyor insanı.

  3. O oyuncak arabanın altında kalan sessizliğe takıldım; bende de bir kutu var, açınca eşimin sesi çıkıyor sanki. 'Neden hiç yazmadın'la 'ben neden yazmadım' arasında durup kalıyorsun ya, işte orada keşke o gün farklı olsaydı diye bir ömür geçiyor. O hediyeyi atma 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar