Bugün yine o kolyeyi elime aldım.
Bugün yine o kolyeyi elime aldım. Çekmecedeki. Hani senin bana doğum günümde taktığın.
Bir süre avucumda tuttum. Sonra geri koydum. Kapatırken elim titredi biraz.. alışkanlık işte. 🙈
İtiraf edeceğim. Artık seni düşündüğümde içim yanmıyor. Yanıyor da… başka bir yerde. Tarif edemiyorum. Geçen gece yatakta öylece yattım. Tavanı izledim. Bir şey kırıldı içimde, ama acımadı. Tuhaf.
Sabah kahvemi yaptım. Mutfakta bir tek fincan var. Sadece bir tane. Ve bunu ilk defa tuhaf bulmadım.
Bitti işte. Öyle bir bitti ki sebebini bile sormadım. Şimdi düşünüyorum. Neden sormadım? Neden!! Sen bir cümleyle kapatıp gittin, ben koca bir yılı tek soru sormadan geçirdim. Kendime kızıyorum. Hâlâ kızıyorum. Sesini duymaya ihtiyacım vardı belki de. Sen sustun, ben de sustum. İkimiz de birbirimizi bekledik ve kimse konuşmadı. Ne saçma.
Akşam yürüdüm. Hava soğuktu. Ellerim ceplerimde. Kimseye selam vermedim. Sonra aklıma sen geldin. Bir kere bile 'iyi misin' diye sormadın ya. Ben artık kendime soruyorum. İyi misin? Evet. İyiyim ben. Gerçekten. 😌
Kolyeye gelince… onu atmayacağım. Ama artık bir veda değil o. Sadece bir çekmecede duruyor. Ben de öyle. Duruyorum. Kendi başıma. 🌙
Giriş yap, bu yazıya puan ver.