hâlâ aynı şarkıdayım
ya be, gece yarısını çoktan geçtik, kafe kapandı kapanacak, ben hâlâ aynı köşedeyim. telefonu elime aldım yine, o mesajı açtım. iki kelime. "artık yapamıyorum." iki kelime be. üç yılın karşısına iki kelime… gülüyorum burada kendi kendime, ama komik değil. hiç komik değil 🙃
geçenlerde bir düğünde gördüm seni, uzaktan. gülüyordun, o gülüşü bilirim. içimden "git konuş" dedim, sonra "boş ver" dedim, sonra yine "git" dedim. gidemedim. masaya döndüm, bardağı tuttum, elim titriyordu. annem sordu "iyi misin", "iyiyim" dedim. iyi değildim. sana kızgınım, hâlâ kızgınım, hem de çok kızgınım!! ama sonra… ya aslında ben bunu demek istemedim, neyse be.
o listeyi açtım yine. biliyorsun hangi liste. ilk şarkı başladı, bizim şarkımız değil, bizim şarkımız olmamasına rağmen bizim şarkımız gibi geliyor işte. bitince tekrar başa sarıyorum. tekrar. tekrar. çünkü seni arıyorum ya, listede arıyorum seni. sesinde arıyorum, köşede arıyorum. yoksun. her seferinde yoksun 😔
buraya yazıyorum çünkü kimseye söyleyemiyorum. söylesem ağzımda kalıyor, yutkunuyorum, geçiyor gibi oluyor. sonra yine gelip buraya döküyorum. seni seviyorum be. kızgınım ama seviyorum. 🙄
telefon hâlâ elimde. mesaj hâlâ orada. silmiyorum. her gece diyorum "sileceğim", her sabah bakıyorum duruyor. duruyor işte. ben de duruyorum. şarkı bitti, başa sarıyorum…
Giriş yap, bu yazıya puan ver.