Cüzdanımda hâlâ o bilet var
Dinle beni. Bu sabah yine o kitapçının önünden geçtim. Hani şu köşedeki, vitrininde sararmış kitaplar olan. İçeri girmedim. Sadece durdum, camdan baktım, sonra yürüdüm. Ama yürürken elim cebimdeydi, cüzdanımı…
Dinle beni. Bu sabah yine o kitapçının önünden geçtim. Hani şu köşedeki, vitrininde sararmış kitaplar olan. İçeri girmedim. Sadece durdum, camdan baktım, sonra yürüdüm. Ama yürürken elim cebimdeydi, cüzdanımı…
Bugün pazar. Evdeyim, annem mutfakta, ben odamda yatağa uzanmışım. Telefonum elimde, yine o eski mesajlara düştüm. İki yıl önceki bir cumartesi akşamı. "Geliyor musun?" yazmışsın. Ben de "geliyorum" demişim, sonunda üç…
Telefon yine elimde. Geç oldu, biliyorum. Ama uyku tutmuyor işte. O gece de böyleydi, hatırlıyor musun? İkimiz de uyuyamıyorduk, rastgele bir yerde rastlamıştık birbirimize. Konuştukça sabah olmuştu, fark etmemiştik…
Bu gece yine o küçük kutuya baktım, çekmecede en altta duruyor, üzeri tozlu. İçinde ne var biliyor musun? O gün aldığım ince zincirli kolye, bir de arkasına iki kelime yazdığım küçük bir kart… 'Seni seviyorum' yazdım…
Yine o geceyi düşündüm. Hani doğum gününden sonra aynı otobüse binmiştik ya. Konuşmaktan ineceğimiz durağı kaçırmıştık, hatırlıyor musun? Sen cama vurup dışarıyı gösteriyordun, ışıklar akıp gidiyordu, bir de o bozuk…
Canım, hani senin kına gecen var ya, elime kına yakılan gece... işte o geceden beri ellerimi yıkıyorum ama tırnaklarımdaki iz geçmiyor. Sanki birisi inadına hatırlatıyor. Sen oynarken ben gülümsedim ya, hani gözlerim…
Bugün o yolu tuttum yine. Kütüphanenin önünden geçerken ayaklarım durdu. İçeride kimse yoktu, masalar boştu. Senin oturduğun masa da boştu. İki yıl boyunca aynı masaya oturmuştun. Ben de karşına geçip kitap açmış gibi…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar