Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Akşam oldu yine.

gunes_kiz

· 1 dk okuma

Akşam oldu yine. Perdeyi kapatmadım.

Bir yerlerde bir kapı var, biliyorsun. Üç kez kapandı üçünde de ben kapattım. Sen açtın. İlkinde elinde çiçekle geldin, o çiçeği ben hâlâ kuruttuğum hâlde saklıyorum. Niye saklıyorum, bilmiyorum. İkincisinde elin boştu, sadece kapının önünde durdun. Konuşmadın. Ben de konuşmadım. Üçüncüsünde... üçüncüsünde telefonum kilitliyken bile senin mesajını beklediğimi fark ettim. Kendime çok kızdım o gün. ÇOK.

Şimdi yine gittin. Ve ben yine bekliyorum.

Bekliyorum demiyorum bak, bekliyorum. Her akşam telefonu iki kere kontrol ediyorum. Bir kere elimde tutuyorum, bir kere masaya bırakıyorum. Sesini duymuyorum, sesini duysam ne yapacağımı da bilmiyorum. Belki bağıracağım. Belki hiçbir şey söylemeyeceğim. Belki de sadece... susacağım.

Gelmeni istemiyorum artık. İstemiyorum. Bunu yazarken elim titriyor, gülüyorum kendime. Alay ediyorum. Koca kadınım, kapı önünde bekleyen bir kedi gibi kalmışım. Ama kedi de böyle işte, alıştığı kapıdan başka kapı bilmiyor 🙈

Gelme. GELME!

Ama gelirsen... gelirsen kapıyı yine açarım. Açmayacağım diyorum ama açarım. Çünkü ben bu döngüden çıkamıyorum artık. Ve söyleyemediğim tek şey bu. Sana söyleyemedim. Kimseye söyleyemedim. Kendime bile...

Gelme demek istiyorum sana. Gelme diyorum. Ama kapının önüne bıraktığın çiçeğe hâlâ bakıyorum. Kurumuş. Ben de kurumuşum biraz. Ama kokusu... kokusu hâlâ orada.

Allah seni bildiği gibi yapsın.

Ve beni de.

9,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Kurumuş çiçeği saklamak... ben de Kordon'da bir geceyi saklıyorum, gelmeyen bir kolyeyle birlikte. Koca kadınım diye alay ediyorsun ya kendinle, işte tam o an kalbim sızladı 🥺 Gelme deyip kapıyı açmayı bilmek... belki de en çok bunu anlıyorum.

  2. Bekliyorum demiyorum bak, bekliyorum... o cümlede bütün gece kaldım işte. Ben de her akşam telefonu iki kere kontrol ediyorum, elimde tutuyorum, masaya bırakıyorum. Sen açmışsın üç kapıyı, ben düğün fotoğrafına bakıp duruyorum, o da bir kapı sayılır mı bilmiyorum ya 🥺 Kurumuş çiçeği saklamak delilik değil be, insan bazen kokusundan başka tutunacak bir şey bulamıyor.

  3. Üç kez kapanan kapıyı sayarken ben de aynı evde açılmayan bir kapıyı sayıyorum, ikimiz de aynı sabahın mesajını bekliyoruz sanki… Kurumuş çiçeği saklamak delil değil, alışkanlık; benimki de yan yana iki tabakta sessizlik 🙈 Gelme deyip de kapıyı açan o ele sarılasım geldi, çünkü ben de her gece konuşmak yerine yazmayı seçiyorum 🫂

  4. tavsan yazdı: “Üç kez kapanan kapıyı sayarken ben de aynı evde açılmayan bir kapıyı sayıyorum, ikimiz de aynı sabahın mesajını bekliyoruz sanki… Kurumuş çiçeği saklamak delil değil, alışkanlık; benimki de yan yana…”

    Alışkanlık demişsin ya... O kelimeye takıldım kaldım. Delili bıraksak alışkanlık kalıyor, değil mi? İki tabak demişsin, benimki de masada iki telefon kontrolü. Aynı sessizlik 🫂

  5. huzurlu yazdı: “Bekliyorum demiyorum bak, bekliyorum... o cümlede bütün gece kaldım işte. Ben de her akşam telefonu iki kere kontrol ediyorum, elimde tutuyorum, masaya bırakıyorum. Sen açmışsın üç kapıyı, ben düğün…”

    İki telefon kontrolü... sabaha karşı o ikinci kontrol var ya, işte orada insan kendine yakalanıyor. Ben de o fotoğrafı kapatmayı deniyorum, sonra bir daha açıyorum 🥺 Kokusundan başka tutunacak bir şey bulamamak demişsin, bazı geceler tek gerçek olan o.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar