O Kahkaha
Bu gece yine uyuyamadım. Çocuklar uyudu, ev sessiz. Mutfakta bir bardak su içtim, salona geçtim, kanepeye oturdum. Telefon elimde. Açtım, kapattım, yine açtım. Hani şu kayıtta güldüğün an var ya... işte o. Her seferinde…
Bu gece yine uyuyamadım. Çocuklar uyudu, ev sessiz. Mutfakta bir bardak su içtim, salona geçtim, kanepeye oturdum. Telefon elimde. Açtım, kapattım, yine açtım. Hani şu kayıtta güldüğün an var ya... işte o. Her seferinde…
Zaten biliyorsun, canım. Bu saatte yine balkondayım. İçim de yanıyor işte. Hani şu ilk mesajın vardı ya... HANİ ŞU “günaydın” DİYE BAŞLAYAN O MESAJ!!! Sen attın, ben on kere okudum. Ekranı kapatıp açtım, hâlâ orada mı…
Geçen sene bu zamanlar tanışmıştık ya hani, o kalabalığın içinde bir tek seninle gülmüştüm. Şimdi düşünüyorum da, o gün her şey belliymiş de ben anlamamışım. Salaklık bende işte, ne diyeyim. Bugün yine açtım o…
Sabah yine anahtarlığı elime aldım. Hani şu eski, rengi solmuş olan. Yıllar önce bir kantinin önündeki standdan almıştım, sana vermeye cesaret edemedim. Cepte taşına taşına köşeleri aşınmış ama hâlâ sağlam. Senin gibi…
Sabah oldu yine. Çayı koydum, çocukların kahvaltısını hazırladım, her şey yolunda görünüyor ya… değil işte. Benim içimde hâlâ o gece duruyor. Hani kızım ateşlendiğinde hastanede sabahladığımız gece. Hani senin telefonun…
Akşamüstü eve dönerken yolda bir kafede o şarkı çaldı. Kaç yıl oldu, hâlâ aynı şey oluyor: adımlarım yavaşlıyor, elimdeki poşet ağırlaşıyor, olduğum yerde kalıyorum. Sanki biraz daha dinlesem o geceye geri dönecekmişim…
Biliyor musun, bu gece yine uyku tutmadı. Herkes uyudu, ev sessiz, ben yine o poların içindeyim. Son buluşmadan kalan. Kaç kere katlayıp dolaba kaldırdım, her seferinde geri çıkardım. Yıkayamadım bile, kokusu gitmesin…
İşte yine o konuşmayı açtım. Ekran görüntüsü almışım, hani şu eski mesajlardan. Son mesajına bakıyorum: “Haber vermedin, ben de kendimi geri çektim.” O gün bunu okuyunca göğsümün ortasına bir şey oturmuştu, hâlâ…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar