Kendime Kızgınım
İşte yine o konuşmayı açtım. Ekran görüntüsü almışım, hani şu eski mesajlardan. Son mesajına bakıyorum: “Haber vermedin, ben de kendimi geri çektim.” O gün bunu okuyunca göğsümün ortasına bir şey oturmuştu, hâlâ oturuyor. Bir hafta boyunca cevap yazmadım, o yazmayınca ben de yazmadım. İkimiz de öylece durduk işte.
O gün “gel” deseydim ne olurdu? Bilmiyorum. Ama diyemedim. Hep bir bahane buldum. “Şimdi değil, sonra.” “O gelsin önce.” “Ben mi koşacağım?” Hepsi saçmalık. Hepsi korkaklık. Kendime kızgınım, çok kızgınım.
Bu şehirde tek başıma yaşıyorum. Kimseye kalbimi açmadım, açamadım. Ama o mesajlar orada duruyor. Bazen diyorum sileyim, bitsin. Sonra elim gitmiyor. O konuşmayı silemiyorum işte, içim el vermiyor.
Geçenlerde otobüste önümdeki kız arkadaşına “gel beni al” diye yazıyordu, sesli okudu, güldüler. Ben de gülümsedim ama içim bir tuhaf oldu. Ne kadar kolay dedim, bir kelime sadece. Ben niye beceremedim?
Buraya yazınca rahatlıyorum. Kimse okumasa da birine anlatmış gibi oluyorum. Söyleyemediklerimi döküyorum.
O GÜN KEŞKE “GEL” DESEYDİMMM!!!
Giriş yap, bu yazıya puan ver.