Ceketin hâlâ askıda
Yine o şarkı çaldı bu akşam, radyoyu kapatamadım yine. Kapattım da... kapattım işte ama sonra geri açtım. Sen de gülerdin bana, "yine mi bu şarkı" derdin, gülümserdin. Ben de sana kızardım gülme diye, sonra ben de…
Ellerim kapının dışında
Bugün yine yanındaydım. Kapıdan çıkarken hemşirelere gülümsedim, asansörde kimse yoktu, iyi ki yoktu. Ellerim… kapı kapanınca titremeye başladı işte. Her seferinde aynı şey. İçerideyken hiçbir şey yokmuş gibi duruyorum…
Bugün de gelmedin
Hava kararmaya başlamıştı, ben yine o banka oturdum. Simit aldım, iki tane. Birini ben yedim, diğerini martılara attım. Sen olsan kızardın bana, "hepsini atma, kendine de ayır" derdin. Ben de sana gülerdim. Şimdi…
Kulağımda hâlâ o ses
Bugün yine dinledim. O ses kaydını. Hani şu en son konuştuğumuz günün kaydı. Sen 'artık dayanamıyorum' demiştin ya. Ben hâlâ oradayım. Sen çoktan gittin, ben o cümlede takılı kaldım. Bazen diyorum ki silelim artık…
O gülüşü hâlâ duyuyorum
Bu gece yine o kaydı açtım. Bilmem kaçıncı kez. Önce kızdım sana, yine. Sonra gülüşün geldi, dalgaların arasından, ve ben yine eridim. Her seferinde aynı şey oluyor, hiç şaşırmıyorum artık. İnsan kendi kendine bu kadar…
Bu gece de böyle
Canım, Bugün evin sessizliğinden kaçıp annemlere gittim. Annem hiçbir şey sormadı, sadece çayı doldururken bir an durdu, sonra mutfağa döndü. Bir şey sormaması daha da ağır geldi. İnsanlar üzülmemi bekliyor, ben…
Bu sabah yine o kayıt
Sabah erkenden uyandım, güneş daha perdeyi aydınlatmamıştı. Elimi telefona attım, hani olur ya bir bildirim vardır diye. Yok. Hep yok zaten. Sonra o kayda gittim, parmağım bekledi bir süre, dokunsam mı dokunmasam mı…
Sana Yazarken Saat Geç Oldu
Uzakta olan, Yine buradayım. Yazmayı bıraksam mı diye düşündüğüm gecelerden birinde, elimde telefon, yazacağımı bile bile açtım bu defteri. Nasıl anlatsam… gündüz iş güç, insanlar, kalabalık. Herkes bir şey söylüyor…
Bu gece sana kızmaya geldim
Bu gece sana kızmaya geldim, haberin olsun. Hepsini söyleyeceğim, yarın da pişman olurum belki ama şu an umurumda değil. Hani şu tişörtün var ya, hani en sevdiğin, hani bana "bu sende kalsın, bende bir tane daha var"…
O gece yarısı uyandım yine
Seni yine rüyamda gördüm. Ama bu sefer kaza yoktu, hastane yoktu, hiçbir şey yoktu. Sadece sen vardın, o ilk geceki gibi gülüyordun. Arkadaşımın doğum günüydü, hatırlıyor musun? Ben bir köşede oturuyordum, sen gelip…
Hâlâ o mesajı sildirmedim
Bu gece yine oturdum. Elimde telefon, açtım o konuşmayı, en dibe kadar kaydırdım. Biliyorum, artık mesaj atmak diye bir şey yok. Ama ben yine de o son satırı okuyorum. “Seni seviyorum” yazmışım. Sen okumuştun ama cevap…
sana yazmayı bırakamadım
Bu akşam yine o son mesaja döndüm, hani şu “hayırlısı olsun” dediğin mesaja; ben hâlâ içinden bir şey çıkarmaya çalışıyorum, sanki iki kelimenin arasında sakladığın bir şey varmış gibi 🙈 ve biliyorum yok, biliyorum…