O gülüşü hâlâ duyuyorum
Bu gece yine o kaydı açtım. Bilmem kaçıncı kez. Önce kızdım sana, yine. Sonra gülüşün geldi, dalgaların arasından, ve ben yine eridim. Her seferinde aynı şey oluyor, hiç şaşırmıyorum artık. İnsan kendi kendine bu kadar…
Bu gece yine o kaydı açtım. Bilmem kaçıncı kez. Önce kızdım sana, yine. Sonra gülüşün geldi, dalgaların arasından, ve ben yine eridim. Her seferinde aynı şey oluyor, hiç şaşırmıyorum artık. İnsan kendi kendine bu kadar…
Eski sevgilim… yine buradayım. Bu gece evdeyim, annem erkenden yattı, ben de kendime bir çay demledim ama soğumasını beklerken yine sana daldım işte. Yaz bitiyor ya, hani şu akşamüstü hafif serinlik gelir, insanın içi…
Bu saatte uyumak mümkün değil. Dışarıda yaz bitiyor, ben hâlâ aynı akşamın içindeyim. Bugün nedense seni çok aradım. Arasam mı diye düşündüm ama... arasam ne diyeceğim ki, işte öyle. Hatırlıyor musun, o düğünde ilk…
Bugün evdeyim, iş yok, güç yok. Annemle oturduk, o çay koydu, ben camdan dışarı baktım. Hava sıcak, bunaltıcı, ama içim tuhaf bir şekilde sakin. Hani kavga edersin, sonra bir köşeye çekilip oturursun ya, işte öyleyim…
Merhaba, nasılsın? Bunu yazmışsın ya. İki kelime. İki kelimeyle ne diyebilirim ki sana? Ya da sen ne diyorsun bana? Yıllar sonra, gece yarısı, ekranımda öylece duran iki kelime. Hiç yürüdüğümüz sokaklar aklıma gelmedi…
Oturuyorum öyle, uyku yok. Olmuyor zaten, biliyorsun. Gözümü kapatsam senin o kapıda belirdiğin an aklıma geliyor; hani sanki hiç gitmemişsin gibi, hiçbir şey olmamış gibi bakışın. O bakışı unutamıyorum. Kalktım…
Telefonun ışığında hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu düğünden kalma olan. Arka planda benim yüzümde hiç tanımadığım bir gülüş, senin elinde tuttuğun o bardak, bir de aramızda kalan mesafe. Fotoğrafı her açtığımda önce…
Gece yarısı, mutfakta çay demliyorum. Radyo açık işte, kimse dinlemiyor, kendi kendine çalıyor. Sonra o şarkı başladı. Hani bizim şarkımız. Arabada sonuna kadar açar, camları indirir, bağıra bağıra söylerdik ya. Şimdi…
Bu bayram sabahı da uyandım işte. Herkesin telefonu bayram mesajıyla dolup taşarken benim ilk baktığım şey mutfak tezgâhı oldu. Boş. Tabii ki boş. İki yıldır boş. Ama hâlâ her sabah bir saniyeliğine de olsa "acaba"…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar