Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem İtiraf

Bayram Sabahı Simitsiz

kendim_icin

· 1 dk okuma

Bu bayram sabahı da uyandım işte. Herkesin telefonu bayram mesajıyla dolup taşarken benim ilk baktığım şey mutfak tezgâhı oldu. Boş. Tabii ki boş. İki yıldır boş. Ama hâlâ her sabah bir saniyeliğine de olsa "acaba" diyorum, ya, ne aptalım.

Canım... biliyor musun, bugün annemin yanına gidiyorum. Herkes orada olacak, herkes birbirine sarılacak, ben de gülümseyeceğim. Gülümseyeceğim işte. Ama aklımda tek bir şey var: sen olsaydın sabahın köründe kalkar, elinde sıcacık simitlerle kapıda belirirdin. O gülüşün... hani şu simit gibi yuvarlak, sıcak, kenarından susam dökülen gülüşün. Sen gülünce ben kahvaltıyı bile unuturdum be.

Dün gece yine o filmi açtım. Evet, o filmi. Yılbaşı filmi. Ağustosun ortasında yılbaşı filmi izleyen tek kadın benim herhalde 🙈 Ama ne yapayım, seninle izlemeyi özledim işte. Sen hep aynı sahnede uyurdun, ben sana kızardım, sen de "ben zaten biliyorum sonunu" derdin. Artık sonunu bilen kimse yok ama film hâlâ aynı yerde duruyor. Ben duruyorum. Sen... sen durmadın işte.

Mavi kot ceketin hâlâ askıda. Kokusunu kaybettim biliyor musun? Geçen hafta yüzümü gömdüm, derin derin çektim içime, yok. Sadece kumaş kokuyor artık. Bir tek o gülüşün kaldı bende, bir de bu ceket. Ve bir de o son mesaj: "sonra konuşuruz." Sonra... Sonra hiç gelmedi be. GELMEDİ! Neden öyle yazdın ki bana? Neden son sözün bu oldu? Konuşamadık işte. Hâlâ konuşamıyoruz.

Ama bayram sabahı bir simitçi görsem yine seni arayacağım, yine "o gelmedi mi?" diye soracağım içimden. Ve seni hâlâ... hâlâ çok seviyorum. Bu bayramda bir tek senin gülüşünü özlüyorum, canım. Bir tek onu.

8,1 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar