Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Fotoğraftaki o gülüş

mutlu_son

· 2 dk okuma

Telefonun ışığında hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu düğünden kalma olan. Arka planda benim yüzümde hiç tanımadığım bir gülüş, senin elinde tuttuğun o bardak, bir de aramızda kalan mesafe. Fotoğrafı her açtığımda önce gülüyorum, sonra bir yerde durup kalıyorum. İşte tam orası.

Çünkü sen o düğünde kapıdan girdiğinde ben otuz yaşımda bir kadın olarak değil, yirmi yaşımda, sırt çantalı, saçı tozlu bir kız olarak kaldım öylece. Sen de öyle geldin zaten. O eski şakalardan biri ağzından çıktı, ben güldüm. İçim acıdı. Ne kadar saçma di mi? İnsan yıllar sonra bir şakaya gülerken neden acısın ki. Ama acıyor işte. Çünkü o şakayı hatırlıyorsun, demek ki o günleri de hatırlıyorsun, demek ki bir yerlerde duruyor. Ama sormuyorsun.

O gece bütün şarkılar bizim şarkımız gibiydi, halbuki hiçbirinin bizimle alakası yoktu. Sen bir şey anlattın, ben dinledim, sonra ben bir şey anlattım, sen güldün. Ortak arkadaş dedi ki "siz hâlâ aynısınız ya". İkimiz de sustuk. O susmayı biliyor musun? İnsanın ağzına bir cümle gelir, tam çıkacakken geri döner, boğazında kalır. Ben orada sana her şeyi söyleyebilirdim. Söylemedim.

Sonra eve döndüm, telefonu elime aldım, numaran hâlâ rehberimde duruyor. Yıllardır duruyor. Silmeye her kalkıştığımda bir bahane buluyorum. "Dursun, bir şey olmaz" diyorum. Bir şey olmuyor zaten. Hiçbir şey olmuyor. Sen aramıyorsun, ben aramıyorum, arada bir fotoğraflara bakıp orada kalıyoruz. Yazsam, kapatsam bu konuyu, en doğrusu o. Ama insan kapatamıyor işte, hele o cümle hiç söylenmemişse.

Sana kızgınım, bunu saklamayacağım. Sana kızgınım çünkü hiç sormadın. O düğünde sen de hissetmedin mi, sen de mi sustun, yoksa ben mi uydurdum hepsini? Belki de ben yıllarca bir şeyi büyüttüm, kendi kendime bir hikâye yazdım, sen de o hikâyenin içinden geçip gittin. Bu ihtimal daha çok canımı yakıyor. Ama sonra düşünüyorum, sen o gün bana öyle tanıdık baktın ki... Keşke sorsaydın. Tek bir soru. "Nasılsın" değil, "O zaman neydi" diye sorsaydın.

Neyse. Bu yazıyı sana göndermiyorum, gönderemem de. İçimde kalan o cümleyi bir yere bırakmak istedim sadece. Ben burada, bu gecede, bu fotoğrafın başında oturuyorum. Ve hâlâ, inan bana, hâlâ o gülüşün nedenini bilmiyorum.

8,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O tanıdık bakış… ben de yıllar sonra gelen mesajda aynı şeyi aradım, tek bir soru. Ama "nasılsın?" yazıyordu, o kadar. 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar