sen gittikten sonra otogar
Hâlâ uyanığım. Uyumak istemiyorum çünkü uyuduğumda sabah olacak ve sabah olunca yine senden bir haber olmayacak. Bunu biliyorum artık. Yine de telefonu elime alıp ekrana bakıyorum, sonra bırakıyorum. Al, bırak, al…
Hâlâ uyanığım. Uyumak istemiyorum çünkü uyuduğumda sabah olacak ve sabah olunca yine senden bir haber olmayacak. Bunu biliyorum artık. Yine de telefonu elime alıp ekrana bakıyorum, sonra bırakıyorum. Al, bırak, al…
Uzakta olanım, Yine sustum. Biliyorum, sen bu huyumu bilirsin. Telefonu elime alıp bırakıyorum durmadan. Ekranın ışığı yüzüme vuruyor, senin son mesajın duruyor orada. "İyi geceler, tatlı rüyalar" yazmışsın. Ben de sana…
Bugün öğleden sonra evdeydim, annem dışarı çıktı, bütün ev bana kaldı. Ne yapacağımı bilemedim, dolabın en üst rafına uzandım yine. O kırmızı klasörü indirdim. Biliyorum, açmamalıyım artık, kaç kere kendime söz verdim…
Geçen ay bir kafede karşılaştık ya... hani elinde oğlunun oyuncak arabası vardı, çocuk masanın altında dolanıyordu. Sadece "iyi görünüyorsun" diyebildim. İyi görünüyorsun?! Yıllar sonra ilk kelimem bu mu olmalıydı…
Bugün pazar. Bütün gün evin içinde döndüm durdum. Çamaşır astım, balkonu yıkadım, bir çay demledim kendime. Sonra o çayı içmeden bıraktım. Soğudu. Senin bardağın hâlâ dolabın en üstünde. Akşam oldu. Telefonuma baktım…
Yine oturdum masaya. Kalem elimde, kâğıt önümde, sen yoksun. Bu gece de sana yazacağım, yine göndermeyeceğim... belki. Biliyor musun, ilk mektubunu hâlâ saklıyorum. O gün zarfı görünce nasıl sevindiğimi bir bilsen…
Bugün yine doğum günü vardı o arkadaşın. Sana söylemedim ama ben de gittim. Balkon aynı, hava aynı, hatta ısınmak için yaptığın o elleri ovuşturma hareketini hatırladım. Bir tek sen yoktun, o kadar. Herkes pastayı…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar