Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık İtiraf

sen gittikten sonra otogar

yolculuk

· 2 dk okuma

Hâlâ uyanığım. Uyumak istemiyorum çünkü uyuduğumda sabah olacak ve sabah olunca yine senden bir haber olmayacak. Bunu biliyorum artık. Yine de telefonu elime alıp ekrana bakıyorum, sonra bırakıyorum. Al, bırak, al, bırak… Aptal mıyım neyim 🙈

O gün otogarda seni beklerken ellerimin titrediğini hatırlıyorum. Üstümde o ince hırkam vardı, hani şu kolu sürekli düşüp omzumu açtığı için çekiştirdiğim. Sen elinde kahveyle geldin, bana doğru bir adım attın, sonra durakladın. Ben de yerimden kalkacaktım, kalkamadım. Bir şey söyleyecektin, ben de bir şey söyleyecektim, ikimiz de söyleyemedik. Sadece gülüştük. Sonra sen kahveyi uzattın, ben alırken elim titriyordu, sen de fark ettin, daha da güldük. O an orada, o soğuk betonun ortasında, aylardır ekranda gördüğüm o yüz gerçekten karşımdaydı ve ben ona dokunabilirdim. Dokunamadım. Keşke dokunsaydım. Keşke sarılsaydım, keşke o anı kaçırmasaydım. Ama insan bazen en çok istediği şeyin önünde donup kalıyor işte.

Sonra aylar boyunca o ekran. Geceleri kapanmayan o konuşmalar. Sen uyuyakalırdın, ben sesini dinlerdim. Sesin… şimdi o ses yok. Önce kısa cevaplar gelmeye başladı. "Hee", "tamam", "iyiyim". Sonra o da bitti. Bir sessizlik. Öyle bir sessizlik ki içinde bin tane soru var ve hiçbirinin cevabı yok.

Kızıyorum sana. Hem de nasıl kızıyorum. Bana bunu yapmaya ne hakkın vardı? Bir şey söylemeden, bir açıklama bile yapmadan… Bir insan böyle çekip gider mi? Gidiyorsa da bari söyleseydi. "Bitti" deseydi. Ben o cümleyi duymaya razıydım, bu sessizliğe değil. Her gün biraz daha…

Ama sonra yine yumuşuyorum. Çünkü seni özlüyorum. Öfkem senden nefret etmeye yetmiyor, özlemim daha ağır basıyor. Ve bu beni daha da çıldırtıyor. Sana kızamıyorum bile doğru düzgün. Hep o kahveyle gelen hâlin var aklımda, o durakladığın an, o ilk gülüş.

Bir fotoğraf kaldı elimde. Bir de o yarım kalan şarkı. Ne zaman açsam o şarkıyı, yarım kalıyor. Tıpkı bizim gibi. Ortasında bıraktık, sonunu hiç duymadık. Belki bir gün… bilmiyorum. Bilmiyorum işte.

Şu an tek istediğim şey telefonun titremesi. Ekranda adının belirmesi. "Özür dilerim" yazması, sadece bu kadar. Ama yazmayacaksın, biliyorum. Ama gece yarısı olunca insan yine de bekliyor. Sesini duymayı, o kahveyi, o gülüşü…

9,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O durup kaldığın anı o kadar iyi biliyorum ki... ben de ses kaydını defalarca dinledim, bir cümle daha duymak için. "Keşke dokunsaydım" demen içimi sızlattı 🥺

  2. O durakladığın anı okurken ben de nefesimi tuttum; ben de vapurda gülüşüp susmuştum, o susuş hâlâ içimde duruyor. "Yarım kalan şarkı" deyince bir an o tek cümleye döndüm: "Sen haklısın." Gece yarısı o telefon beklemesini o kadar iyi biliyorum ki 🙈

  3. yaramaz yazdı: “O durakladığın anı okurken ben de nefesimi tuttum; ben de vapurda gülüşüp susmuştum, o susuş hâlâ içimde duruyor. "Yarım kalan şarkı" deyince bir an o tek cümleye döndüm: "Sen haklısın." Gece yarısı…”

    O vapurdaki susuşu biliyorum be... benimki de bir sofrada başlamıştı, iki kelime edemeden. "Sen haklısın" deyip susmak var ya, işte en ağırı o 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar