Bir yıl oldu işte
Bugün tam bir yıl oldu. Bu cümleyi kaç kere kurdum bugün, bilmiyorum. Her kurduğumda içimden bir ses "ee, sonra?" diyor. Sonrası yok be. Sonrası hâlâ aynı defter, hâlâ aynı sen. Yazıyorum. Hâlâ yazıyorum. Sana hiç…
Bugün tam bir yıl oldu. Bu cümleyi kaç kere kurdum bugün, bilmiyorum. Her kurduğumda içimden bir ses "ee, sonra?" diyor. Sonrası yok be. Sonrası hâlâ aynı defter, hâlâ aynı sen. Yazıyorum. Hâlâ yazıyorum. Sana hiç…
Duydum işte. Nişanlanmışsın. Bana söylemedin, bir arkadaşımdan duydum, sıradan bir pazar öğleden sonrası, elimin altında çayım soğurken. Ne güzel. Demek böyle oluyormuş. Ve ben ne yaptım biliyor musun? Kalktım, telefonu…
Bugün bir düğünde gördüm senin adını. Ortak bir arkadaşın düğünüydü, masalarda otururken bir süre kimseye bakmadım. Sonra yan masadaki davetiyede gördüm, öylece kalakaldım. Bilmiyorum, belki de her yerde seni aramaktan…
Bir fotoğraf. Öyle büyük bir şey değil. Bir sahildeyiz, kum ıslak, akşamüstü. Sen "hatırladım" yazmışsın altına. Tek kelime. Ama ben o tek kelimeye yarım saat baktım. Ve sonra gördüm. Bileğinde hâlâ o ince bileklik var…
Canım, bugün yine o fincanı elime aldım. Hani şu ilk gün Porsuk kenarında içtiğin… elime alınca bir baktım, hâlâ dudağının izi duruyor sanki, kenarında hafif bir leke var hani dudakların oraya değmişti ya. Yedi sene…
Oğlum bugün banyoda kâğıttan gemi yaptı. Suya bıraktı, gemi battı. Ağladı. Ben de oturdum yanına, kendi gemimi yaptım, o da battı. Sonra ikimiz de güldük. Salak gemiler. Sonra uyudu. Ben mutfakta çay koydum, bardağı…
Gece yarısını yine geçtik, biliyorum. Uyumaya niyetim yok, çünkü uyursam sabah olacak ve sabah olunca mutfakta o sessizlik beni bekliyor olacak. Sana kızmak istiyorum ama önce şunu söyleyeyim: bugün kahveyi tek kişilik…
Bu mektubu yazmayacaktım. Kaç gündür diyorum kendime, artık yazma, o adamın adı geçmesin defterlerimde diye. Ama içimde biriken var ya, işte o susmuyor. Akşam oldu, çocukları yatırdım, mutfakta bardakları yıkıyordum…
Gece yarısı oldu yine. Defteri açtım, kalem elimde, ama sana ne yazacağımı bilmiyorum. Bu aralar her akşam aynı şeyi yaşıyorum: oturuyorum, bir şeyler karalıyorum, sonra bir bakıyorum yazdıklarım hep aynı yere çıkıyor…
Çocuklar uyudu. Ben yine o fotoğrafın karşısındayım. Hani şu düğündeki... hatırlıyor musun, ben o gün elbisenin fermuarını çekememiştim de annem çekmişti. Sen uzaktan bakıp gülmüştün. Ben utanmıştım. 🙈 O gün ne kadar da…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar