Bu saatte uyumadığımı bir tek sen bilirdin.
Bu saatte uyumadığımı bir tek sen bilirdin. "Yine mi uyumadın?" derdin, ben de "sen yoksun ya" derdim. Şimdi kimse sormuyor, ben yine uyumuyorum.
Bugün bir şey oldu, büyük bir şey değil. Yoldan geçiyordum, bir kafenin kapısı açıktı, bizim şarkımız çalıyordu. Hani şu ikimizin defalarca baştan başlattığı. Ayağım durdu işte. Öyle bir donup kaldım ki kapının önünde, gelen geçen bana baktı. Hiçbirini görmedim. Sadece dinledim. Sonra şarkı bitti, ben de yürüdüm. Ama gün boyu aklımda kaldı.
Sana kızgın mıyım, artık bilmiyorum. Bir ara çok kızgındım. O gece o mesajları gördüğümde elim titriyordu. Yüzüne vurdum, inkâr ettin. Sonra özür diledin. Özür diledin ama ben o an bittim zaten. Söyleyemediğim şey şu: seni affetmek istiyordum ama korktum. Sana dönüp "tamam" deseydim, bir daha aynı şeyi yaşamaktan ölecek gibi korktum. Bu yüzden sustum ve gittim. Keşke korkumu sana anlatabilseydim, belki o zaman... bilmiyorum.
Bir yıl oldu. Bazen güldüğüm anlar oluyor, sonra bir bakıyorum aklıma yine sen geliyorsun. Her şeyi unuttuğumu sanıyorum, sonra bizim şarkımız çalıyor.
Şimdi yeniden biriyle konuşmaya başladım desem yalan olur. Geçenlerde biri yazdı, güzel bir şeyler söyledi. Cevabı yazdım, sildim. Bir daha yazdım, yine sildim. Sonunda hiçbir şey göndermedim. Başlamak istiyorum, gerçekten istiyorum. Ama içimde bir yer hâlâ "ya yine olursa" diyor. Sen bunu hiç bilemeyeceksin. Bilmeni de istemiyorum zaten. Sadece içimden geçeni yazıyorum buraya, kimsenin okumayacağı yere.
Bizim şarkımız hâlâ bende. Silemedim. 🙈
Kendine iyi bak.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.