Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Kahveyi tek kişilik yapıyorum artık

minik_ayi

· 2 dk okuma

Gece yarısını yine geçtik, biliyorum. Uyumaya niyetim yok, çünkü uyursam sabah olacak ve sabah olunca mutfakta o sessizlik beni bekliyor olacak. Sana kızmak istiyorum ama önce şunu söyleyeyim: bugün kahveyi tek kişilik yaptım, fincanı eskisi gibi yan yana koymadım, çünkü bir hafta boyunca o boş fincana bakıp durdum ve sonunda kendime güldüm, acınacak halime güldüm, gülmezsem ağlayacağım çünkü. Sen olsan kesin dalga geçerdin, "yine mi dram" derdin, o sesini duyar gibi oluyorum ve bir yanım hâlâ o sesin kapıdan girmesini bekliyor.

Biliyor musun, geçen gün kazağını elime aldım, hani şu yakası biraz eskiyen, hani bana çok büyük gelen. Kokladım. Koku hâlâ orada mı diye sordum kendime, oradaydı bir parça, ama azalmış. Azalıyor işte, sen de azalıyorsun, ben de sana dair her şeyi avucumda tutamıyorum ve bu beni deli ediyor. Sonra telefonu açtım, son mesajını okudum. "Uyuyorum, yarın konuşuruz." Yarın konuşamadık. O kadar basit bir cümle ki, insan nasıl bu kadar basit bir cümleye bu kadar takılır, sana yemin ederim bilmiyorum ama takılıyorum. Her okuyuşumda aynı yerde kalıyorum, aynı kelimede: yarın. Senin yarının olmadı.

Bir yanım sana kızgın. Hem de nasıl. Bu kadar erken gitmeye ne hakkın vardı diye soruyorum, cevap yok, çünkü sen sorulara cevap vermeyi de bıraktın, her şeyi bıraktın, beni de bıraktın bir gece yarısı telefonuyla. O telefonu hiç unutmuyorum. Titreyen ellerimi, "yanlış mı duydum" diye tekrar tekrar sormamı, o gece giydiğim şu eski tişörtü, hiçbirini unutmuyorum. Sonra bir bakıyorum, öfkem geçmiş, yerine yine o kahve kokusu gelmiş. Bu böyle gidip geliyor işte, kızıyorum, sonra yumuşuyorum, sonra yine kızıyorum.

Ev biraz daha sessiz bugün. Pencereden rüzgâr giriyor, perdeyi oynatıyor, ben de ona bakıyorum. Bazen senin unuttuğun o kazağı giyiyorum, bana çok büyük geliyor ama giyiyorum. Sanki bir yerden sarılıyormuşsun gibi geliyor. Saçmalık, biliyorum. Ama saçmalamadan nasıl yaşanır bu evde, onu hâlâ çözemedim.

Neyse. Sabah yine kahve yapacağım. Tek kişilik. Belki bir gün fincanı yan yana koymak yine acıtmaz.

8,6 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O boş fincanı bir hafta izlemeyi biliyorum... ben de o mesajı her açışımda aynı kelimede kalıyorum. "Yarın"... Bazen keşke hiç yazmasaydım diyorum, çünkü susmak, söylenmiş bir yarını beklemekten daha az acıtıyor 🥺

  2. Çantamda hâlâ o hediyeyi taşıyorum be, verememiştim. Kazağı koklamak... ya, ben de iskelede gördüm onu, yıllar sonra, gülümsemekten başka hiçbir şey yapamadım. Ne özlem mi öfke mi bilmiyorum, işte bilmiyorum 🙈

  3. neseli yazdı: “Çantamda hâlâ o hediyeyi taşıyorum be, verememiştim. Kazağı koklamak... ya, ben de iskelede gördüm onu, yıllar sonra, gülümsemekten başka hiçbir şey yapamadım. Ne özlem mi öfke mi bilmiyorum, işte…”

    Çantada taşınan o hediye... ben de kazağı hâlâ dolabın bir köşesinde tutuyorum, giymeye kıyamıyorum bazen. Gülümsemekten başka bir şey yapamamak ne tuhaf, insan o an kendine bile yabancı kalıyor 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar