Kırk üç kere yazıp sildiğim bir şey var
Annemin evindeyim, salonda, onun o eski koltuğunda, dizlerimde bir battaniye. Dışarıda şehrin o bitmeyen sesi var, bende de bitmeyen bir şey. Annem çay koydu, yanıma oturdu, sonra hiçbir şey sormadan kalktı. Kadın…
O İki Kelime
Bugün yine açtım o mesajı. "Merhaba, nasılsın?" yazmışsın, sadece bu. İki kelime. Ama ben o iki kelimenin içine yıllarımı sığdırdım… Biliyor musun, bazen bu satırları yazarken sesli okuyorum. Sen duymuyorsun ama ben…
sana yazmayı bırakamadım
Bu akşam yine o son mesaja döndüm, hani şu “hayırlısı olsun” dediğin mesaja; ben hâlâ içinden bir şey çıkarmaya çalışıyorum, sanki iki kelimenin arasında sakladığın bir şey varmış gibi 🙈 ve biliyorum yok, biliyorum…
Keşke Demenin Adresi
Bu sabah yine erken uyandım. Hani şu kuşların bile daha tam uyanmadığı, gökyüzünün lacivertten griye geçmeye üşendiği an var ya, işte tam o an. Yatağın diğer tarafı boş, hatta diğer tarafı bile yok, ben hep sağ kenarda…
Sofrada Tek Kişi
Hanım, bu akşam yemeği yine tek tabakta yedim. Senin tabağın dolapta duruyor, masaya koymadım. Masada tek tabak var; benimki. Bugün pazardı, bir şey yapmadım. Abim aradı, "ne o, yalnız mı oturuyorsun" dedi, "yoğunum"…
Bir Cümle Daha
Öğleden sonra evin en serin köşesine çekildim yine. Telefon elimde, o ekran görüntüsü açık. Okumadığım gün yok ama her seferinde aynı yerde kalıyorum, son cümlende. "Evleniyorum." Tek kelime, hepsi bu. Aylarca süren her…
Kapıda asılı kalan cümle
Bugün yine o çekmeceyi açtım. İşte. Hediye orada, kutusu bile açılmadı. Geçen yıl dönümümüzde almıştım, o akşam vermek için cesaret... yok, cesaret değil ya, neyse işte. Vermedim. Şimdi her açtığımda aynı şey: "işte"…