O otobüs
Yine o geceyi düşündüm. Hani doğum gününden sonra aynı otobüse binmiştik ya. Konuşmaktan ineceğimiz durağı kaçırmıştık, hatırlıyor musun? Sen cama vurup dışarıyı gösteriyordun, ışıklar akıp gidiyordu, bir de o bozuk…
Yine o geceyi düşündüm. Hani doğum gününden sonra aynı otobüse binmiştik ya. Konuşmaktan ineceğimiz durağı kaçırmıştık, hatırlıyor musun? Sen cama vurup dışarıyı gösteriyordun, ışıklar akıp gidiyordu, bir de o bozuk…
Canım, hani şu kırmızı kınayı yakarken avucuma tıkılan bozuk parayı biliyorsun ya… Dün gece çekmeceyi karıştırırken buldum. Hâlâ orada. Bir kuruş. Ama içimde bıraktığı ağırlık, bir kuruş değil. Hiç de değil. Salı gecesi…
Bugün çekmeceyi açtım. Bir şey aramıyordum, öyle canım istedi. O kare en altta, iki mektubun arasında duruyordu. Elimi attım, çektim, baktım. Sonra geri koydum. O karede ikimiz de çocuğuz. Sen gülüyorsun, ben sana…
Canım, hani senin kına gecen var ya, elime kına yakılan gece... işte o geceden beri ellerimi yıkıyorum ama tırnaklarımdaki iz geçmiyor. Sanki birisi inadına hatırlatıyor. Sen oynarken ben gülümsedim ya, hani gözlerim…
Bu gece yine dayanamadım. Yatağa uzandım, telefonu elime aldım, kaydırdım kaydırdım ve yine o konuşmaya geldim. Hani şu bizim konuşmamız. Yıllar olmuş, hâlâ orada duruyor. Silmedim. Silemedim. Ya sen bilsen, ilk mesajı…
Bu saatte uyumak zor, biliyorsun. Herkes uyudu, ev sessiz… ben yine o kutuya gittim. Davetiyeler duruyor hâlâ. Bir kısmını dağıttık, sonra kalanları bir kutuya koydum, kaldırdım. Atamadım. Bir tanesini açtım demin…
canım… yine senin bardağını doldurdum. çayı koydum, buharı çıktı, sonra baktım. senin tarafın boş. iki yıl oldu ama ben hâlâ her akşam iki bardak çıkarıyorum. alışkanlık işte, elim gidiyor. bugün yine o günü düşündüm…
Biliyor musun, bu saatte hâlâ uyanık olmamın tek sebebi sensin. Yine vapurdayım. Gece vapurunda. Hani şu bizim hiç binemediğimiz, hep ertelediğimiz vapur var ya... İşte ben artık ona tek başıma biniyorum. Her seferinde…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar