Bu saate kadar uyuyamadım yine.
Bu saate kadar uyuyamadım yine. Telefonu elime aldım, fotoğraflarda aşağı indim, ta o düğün gecesine... Sen orada, ben orada. O karede kendi yüzüme bakamıyorum artık, çünkü o kıza ne olduğunu biliyorum. Dans ederken göz göze geldik ya, ben o anı yıllardır içimde saklıyorum, senin hiç haberin olmadan.
Sonra o şarkı... ne zaman duysam bir tuhaf oluyorum. Geçenlerde bir düğünde çaldı, kalabalığın ortasında donakaldım. Herkes oynuyor, gülüyor, ben orada senin sesini duyuyorum. O gece bana ne söylediğini hatırlıyorum, yüzüne bakamadığımı da hatırlıyorum. Şimdi dönüp bakınca, daha çok konuşsaydık diyorum. Daha çok dinleseydim seni. O geceyi böyle yarım bırakmasaydık diyorum.
Ailem... Onlar yüzünden bitti her şey. Sana "olmaz" dediler, beni sıkıştırdılar, kavga çıktı o gece, hatırlıyor musun? Sen mesajlarında "seni bırakamam" diyordun ya. Ben de sana inanmıştım. Sonra bir gün sessizce gittin. Haber vermeden. Ne bir açıklama, ne bir veda. O günü hiç unutmuyorum; telefonun ekranına bakıp bekleyişimi, sonra o beklemenin anlamsızlığını.
Şimdi kırk iki yaşındayım ve hâlâ o düğünün fotoğrafına bakıyorum. BAKIYORUM İŞTE, hâlâ bakıyorum, hiç geçmiyor!! İçimde kalan o sözler, sana söyleyemediklerim... Aileme olan öfkem de hiç geçmedi, onlara da kızıyorum, kendime de. Sana mı kızayım, onlara mı, yoksa o gece hiçbir şey yapamayan kendime mi, bilmiyorum artık. 😔
Seni hâlâ özlüyorum. Bunu bugün ilk defa bu kadar açık yazıyorum. Belki bir gün bir yerde karşılaşırız, belki hiç. Ama o gece benim içimde hep aynı yerde duruyor. O fotoğrafı silmiyorum. Silemiyorum da. 🥺
Giriş yap, bu yazıya puan ver.