Mutfağın Işığı
Yine mutfaktayım. Saat kaç bilmiyorum, bakmıyorum artık. Buzdolabının sesi, lavabodan damlayan su, bir de benim nefesim. Evin içinde uyuyan bir tek sen varsın, geri kalan her şey susuyor. Ben de susuyorum işte, burada…
Ses Kaydı
Bir ses kaydım var, hiç gönderemediğim. Bazen açıyorum, baştan dinliyorum, sonra yine kapatıyorum. Üç dakika kırk yedi saniye. İçinde her şey var: sana anlatmak istediğim o gün, yürüyüşte yanımda yürürken aklımdan…
hatırladım mı, hatırlattın mı
Bir fotoğraf. Öyle büyük bir şey değil. Bir sahildeyiz, kum ıslak, akşamüstü. Sen "hatırladım" yazmışsın altına. Tek kelime. Ama ben o tek kelimeye yarım saat baktım. Ve sonra gördüm. Bileğinde hâlâ o ince bileklik var…
Bir yıldan fazlası
Telefonu bırakıp duruyorum. Bir şey yazacaktım sana, ne yazacağımı bilmiyorum, o yüzden buraya yazıyorum. Belki okursun, belki okumazsın, belki de hiç göndermem. Bugün seninle konuşurken birden sustum, hatırladın mı…
Kalemin hâlâ bende
Bugün o kalemi elime aldım yine. Hani şu ilk gün uzattığın. Ucunu açtım, yazdım, sildim, yine yazdım. Aptalım galiba. İki yıl geçti, hâlâ bir kalemin peşindeyim. Ya, gerçekten aptalım. Akşam oldu, dışarıda hava karardı…
Kısalan mektuplar
Dün gece yine rüyamda seni gördüm. Ama bu sefer asker kıyafetinle değil, o doğum günündeki gibiydin. Hiç konuşmuyordun yine, sadece karşımda oturuyordun. Uyandığımda yastığımın kenarı ıslaktı. Sana bunu yazmak istedim…
Kutunun Kapağı
Yine o kutu. Yine aynı parmağım, yine aynı tereddüt. Çıkardım, koydum, kapattım. Sonra açtım, yine taktım. Kaç gecedir aynı şeyi yapıyorum, artık sayısını unuttum. Parmağımda bir iz kaldı sanki, halka gibi değil de bir…