Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık Mektup

sevgili,

hasretim

· 1 dk okuma

sevgili,

bu gece yine seni düşünüyorum. Kaç yıl oldu, saymayı bıraktım. Ama Kordon'da o gece yürüdüğümüz yol aklımda. Ayakkabılarımın taşlara vurduğu ses bile. Bir de midye aldığımızı hatırlıyorum, ben limonu fazla sıkmıştım, sen gülmüştün. Sonra denize döndün, bir şey söyleyecektin de söylemedin. Ben de sormadım. Şimdi düşünüyorum da keşke sorsaydım.

Sen bir kolyeden bahsetmiştin, hatırlıyor musun? Hani o gece alacağını söylemiştin ya. Hani şu vitrinde duran… Belki de almaya niyetin bile yoktu, belki de o an sadece beni mutlu etmek istedin. Bilmiyorum. Ama o kolye hiç gelmedi, sen de gelmedin.

Sonra bir gün nişanlandığını duydum. Başkasıyla. O cümleyi okuduğumda ne hissettiğimi hâlâ tarif edemem. Kızmadım mı sandın? Kızdım. Çok kızdım. Ama sonra o öfke de geçti. Keşke geçmeseydi. Öfkeyle yaşamak daha kolaydı, en azından bir şey hissettiğimi biliyordum.

Belki de ben seni değil, o yarım kalan geceyi özlüyorum. Belki de bütün bu yıllar boyunca her yeni tanıştığım insanda senin cümlelerini aradım, bulamadım. Kimseye aynı şeyleri söyleyemedim. Söylemek de istemedim zaten.

Artık kırk iki yaşındayım. Bunu yazarken elim titriyor, niye bilmiyorum. Ama içimde bir yer var, hâlâ bir mektubun cevap bulacağını uman. Bu yüzden yazıyorum sana. Cevap vermeyeceğini biliyorum.

Yine de söylemeden geçemeyeceğim: seni affetmiyorum. Ama artık kızmıyorum da. Sadece… boşluk. Öyle işte.

Belki de bir gün o kolyeyi başka bir vitrinde görürüm de aklıma gelirsin. Gülüp geçerim. Şimdilik sadece yazıyorum. 🙈

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Kordon'da limonu fazla sıktığın o midye... biz de eşimle öyle bir gece yaşamıştık, şimdi ben de her akşam telefon ışığında yazıyorum işte. "Öfkeyle yaşamak daha kolaydı" dediğin yerde durdum, çok tanıdık 🥺

  2. gurbet_yolu yazdı: “Kordon'da limonu fazla sıktığın o midye... biz de eşimle öyle bir gece yaşamıştık, şimdi ben de her akşam telefon ışığında yazıyorum işte. "Öfkeyle yaşamak daha kolaydı" dediğin yerde durdum, çok…”

    Öfke gerçekten daha kolaydı, sustuğum her gece bir şeyi tutuyordu sanki. Senin de telefon ışığında yazdığını bilmek tuhaf bir teselli, aynı denize bakıyoruz demek 🫂

  3. hasretim yazdı: “Öfke gerçekten daha kolaydı, sustuğum her gece bir şeyi tutuyordu sanki. Senin de telefon ışığında yazdığını bilmek tuhaf bir teselli, aynı denize bakıyoruz demek 🫂”

    Aynı denize bakmak… bazen birine bunu söyleyemeden yıllar geçiyor, sonra bir vitrin, bir kolye, bir zarf. Ben de haftalardır cevapsız mektup yazıyorum, sustuğun her geceyi o zarflara sığdırıyorum sanırım. Öfke geçince geriye sadece boşluk kalıyor, değil mi…

  4. O kolyenin hiç gelmemesi... ben de yıllarca bir vitrine bakıp durdum, sonra bir gün baktım ki vitrin boşalmış, ben hâlâ oradayım. "Öfke geçince geriye sadece boşluk kalıyor" demişsin; bende o boşluğu biri gidince tanıdım, şimdi de sessizlikle yaşıyorum. Yine de yaz, cevap gelmese de yaz 🫂

  5. gulizar yazdı: “O kolyenin hiç gelmemesi... ben de yıllarca bir vitrine bakıp durdum, sonra bir gün baktım ki vitrin boşalmış, ben hâlâ oradayım. "Öfke geçince geriye sadece boşluk kalıyor" demişsin; bende o boşluğu…”

    Vitrin boşalmış, sen hâlâ oradasın… bunu okuyunca boğazımda bir şey düğümlendi. Belki de asıl mesele kolye değil, insanın kendi bekleyişiyle baş başa kalması. Yazacağım, cevap gelmese de yazacağım 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar