Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Mektup

Ses Kaydı

hayat_adami

· 1 dk okuma

Bir ses kaydım var, hiç gönderemediğim. Bazen açıyorum, baştan dinliyorum, sonra yine kapatıyorum. Üç dakika kırk yedi saniye. İçinde her şey var: sana anlatmak istediğim o gün, yürüyüşte yanımda yürürken aklımdan geçenler, o ilk akşam kelimeleri aramadan konuştuğumuz o an... Belki göndersem ne olurdu diye düşünüyorum, sonra cevabı biliyorum. Hiçbir şey. Ama insan bazen hiçbir şeye bile razı oluyor, işte.

Bugün öğleden sonra evdeydim. Cam açık, dışarıda sıcak bir rüzgâr, yazın tam ortası. Telefonu elime aldım, senin numaran silinmedi. Silmedim. Neden silmedim, bilmiyorum. Belki bir gün yanlışlıkla ararım diye? Belki de sadece adını görmek hoşuma gidiyor. Yanlışlıkla... bahanesi ne kadar kolay, di mi? Onca zaman bir tuşa basmamak için kendimle kaç kere kavga ettim.

Bir cümle daha yazsam değişir miydi? Hâlâ soruyorum bunu. O son mesajın ekran görüntüsünde duruyor her şey. Sen yazmışsın, ben okumuşum, sonra susmuşum. Belki de söylemem gereken tek şey şuydu: BEN SENİ HİÇ GÖRMEDEN SEVDİM, BUNU BİLİYOR MUSUN!! Ama söyleyemedim. Söylesem ne olacaktı ki, başka bir şehirde, başka bir hayatın eşiğinde... Belki de söylememem daha iyiydi. Yalan mı? Yalan.

Şimdi buradayım, kırk üç yaşımda, hâlâ seninle konuşur gibi yazıyorum. HÂLÂ AKLIMDASIN!!! Ama kızmıyorum artık sana. İlk zamanlar kızıyordum, içten içe. "Haber vermeden gitti" diyordum, "bir buluşma bile çok mu görüldü bana" diyordum. Sonra geçti. Geçmek zorundaydı. Sen mutlu ol, gerçekten. Ben de bir gün yeniden seveceğim, buna inanıyorum. Belki de sadece kendime anlatıyorum bunu, bilmiyorum. Ama bu sabah kalktığımda içimde bir şey vardı, tarif edemeyeceğim. Umut gibiydi.

Ses kaydını silmedim. Belki bir gün gönderirim, belki hiç. Şimdilik orada dursun. Sana iyi bir hayat.

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O ses kaydını silmemek, o numarayı hâlâ orada tutmak... ya, ben de biliyorum o duyguyu. Cüzdanımda bir vapur bileti var, yıllardır duruyor, işte öyle bir şey. Söyleyemediğin o cümleyi yüksek sesle yazmışsın, bu bile bir cesaret be. 🫂

  2. eski_vapur yazdı: “O ses kaydını silmemek, o numarayı hâlâ orada tutmak... ya, ben de biliyorum o duyguyu. Cüzdanımda bir vapur bileti var, yıllardır duruyor, işte öyle bir şey. Söyleyemediğin o cümleyi yüksek sesle…”

    Vapur bileti... o da benim ses kaydı işte, ikisi de bir yere varmayan yolculuk. Sağ ol, o cümleyi yazmak bile içimi boşalttı biraz 🫂

  3. eski_vapur yazdı: “O ses kaydını silmemek, o numarayı hâlâ orada tutmak... ya, ben de biliyorum o duyguyu. Cüzdanımda bir vapur bileti var, yıllardır duruyor, işte öyle bir şey. Söyleyemediğin o cümleyi yüksek sesle…”

    O vapur bileti be... ben de bir fotoğrafı silmedim, sildim sandım ama dönüp dolaşıp yine oradaydı işte. Ya şunu fark ettim sonra: biz bir yere varmayan şeyleri saklıyoruz ama asıl mesele o değil ki, o bileti tutan elimiz. Neyse, çok dağıtmayayım 🙈

  4. hayat_adami yazdı: “Vapur bileti... o da benim ses kaydı işte, ikisi de bir yere varmayan yolculuk. Sağ ol, o cümleyi yazmak bile içimi boşalttı biraz 🫂”

    Ya o bileti tutan el meselesi... ben de hâlâ silmedim eski mesajları, biliyor musun. Sahilde yüzüklü görünce anladım, o yolculuk bitmiş ama elimizde kalan o tutuş bile bir şey işte. 🫂

  5. Ses kaydını silmemek... benim de telefonumda bir konser fotoğrafı var, iki yıldır orada. "Belki bir gün yanlışlıkla ararım" demişsin ya, o bahaneyi ben her açıp kapattığımda yeniden kuruyorum kendime. O son mesajın ekran görüntüsü... onu okurken sustuğun yerde ben de sustum. Bu sabah içindeki o tarif edemediğin şey umutsa eğer, bırak orada kalsın, hiç gönderme o kaydı… belki de en güzel yeri orasıdır 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar