Bardağın hâlâ orada
canım… yine senin bardağını doldurdum. çayı koydum, buharı çıktı, sonra baktım. senin tarafın boş. iki yıl oldu ama ben hâlâ her akşam iki bardak çıkarıyorum. alışkanlık işte, elim gidiyor. bugün yine o günü düşündüm…
Hâlâ o kapıyı duyuyorum
Yatağa uzandım ama uyku yok. Telefonu elime aldım, sonra bıraktım, sonra yine aldım. Ya ben ne yapıyorum böyle, bilmiyorum. Eski mesajlara girdim yine. Hani şu senin 'özledim' yazdığın mesajlar var ya… hepsi orada…
O Masaya Bir Daha Oturmayacağız
sana yazıyorum çünkü başka türlü söyleyemiyorum. telefonda konuşsam sesim titrer, yüz yüze gelsek zaten hiçbir şey diyemem, biliyo'sun. kelimeleri yazınca en azından bir sıraya giriyolar. yazdıktan sonra da siliyorum…
Düğün Işıkları
Havalar serinlemeye başladı ya, hani akşam olunca insan bir üşür, bir de içi sızlar ya. Bugün öyle bir akşam işte. Kafamda hâlâ o düğün salonunun ışıkları, o kalabalık, bir de senin o köşede duruşun var. Geçen hafta…
O masaya bir daha oturamadım
Bu saatte uyumak mümkün değil. Dışarıda yaz bitiyor, ben hâlâ aynı akşamın içindeyim. Bugün nedense seni çok aradım. Arasam mı diye düşündüm ama... arasam ne diyeceğim ki, işte öyle. Hatırlıyor musun, o düğünde ilk…