Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Mektup

O Masaya Bir Daha Oturmayacağız

yagmur_adam

· 2 dk okuma

sana yazıyorum çünkü başka türlü söyleyemiyorum. telefonda konuşsam sesim titrer, yüz yüze gelsek zaten hiçbir şey diyemem, biliyo'sun. kelimeleri yazınca en azından bir sıraya giriyolar. yazdıktan sonra da siliyorum çoğunu, sildiklerimi de sen zaten okumuyosun.

öğleden sonra oturdum, elimde telefon, eski fotoğraflara bakıyorum yine. o kafe masası.. hani yanlışlıkla aynı masaya oturmuştuk ya. omzunun üstünden güneş vuruyodu, kahveni karıştırırken kaşığın kenara vurma sesini hâlâ duyuyorum. o gün ne konuştuğumuzu hatırlamıyorum bile ama o masada oturan iki kişiyi çok iyi hatırlıyorum. biri bendim, öbürü sendin. ve ikisi de birbirine söyleyemediği şeylerle doluydu.

sen nişanlıydın. ben bunu biliyodum, sen de biliyodun, ikimiz de biliyoduk işte. yine de susmadık. sustuğumuz tek şey asıl söylenmesi gereken şeydi. ya ben ne yapayım, o masada oturup "ben seni seviyorum ama sen başkasıyla evleneceksin" mi diyecektim? diyemedim. sen de demedin. ikimiz de aynı sessizliğin içine düştük, sonra sen o sessizliği alıp gittin.

sen evlendin. ben... ben ne yaptım? yaşadım işte. düğününe gelmedim, gelmek isterdim ama gelemedim, gelirsem yıkılırdım, bunu sen de biliyosun. yıllar geçti. sonra bir mesaj. o mesajı görünce elim ayağım boşaldı, kalbim durdu, sonra tekrar çalıştı, sonra senin adını görünce tekrar durdu. "iyi değilim" yazmışsın. sadece bu. o iki kelimeyle kaç yılın kapısını açtın be.

şimdi diyosun ki yalnızım. evliliğimin içinde yalnızım. ve ben ne diyeceğimi bilmiyorum. sana "boşan" mı diyeyim? "gel" mi diyeyim? ben kimim ki bunu diyecek? ya ben hâlâ o kafedeki adamım, sen hâlâ o masadaki kadınsın. öyle mi? değiliz işte. ikimiz de değiliz. ama fotoğraflara bakınca öyle sanıyorum bazen.

sana kızgın değilim. sana kızmak isterdim ama kızamıyorum. kendime kızıyorum daha çok. o gün oturup konuşmamalıydım. ya da konuşmalıydım, her şeyi söylemeliydim. bilmiyorum. ikisini de yapamadım, ortada kaldım. sen de ortada kaldın. şimdi ikimiz de ortadayız, ayrı evlerde, ayrı hayatlarda, aynı yalnızlığın iki ucunda.

bu mektubu sana göndermeyeceğim. biliyosun göndermem. ama yazdım işte. içimde tutamadım artık.

o masayı hâlâ düşünüyorum. o gün güneşi, o kaşığın sesini, senin gülüşünü. ve seninle bir daha o masaya oturmayacağımızı da biliyorum.

8,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O kaşığın sesini ben de duydum sanki, o masada oturmuş kadar. Geçenlerde ben de ona "kızgınım sana" diye yazdım, göndermedim, sildim. Sen göndermemişsin ne güzel, en azından içinde tutmamışsın. 🥺

  2. O kaşığın sesi benim de aklımda, bizim şarkımız kadar net ya. Ben de bir mesaj görünce kalbim duruyor sanıyorum, sonra çalışıyor işte. "İyi değilim" iki kelimeyle kaç yıl açılıyor be... 🙈

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar