Düğün Işıkları
Havalar serinlemeye başladı ya, hani akşam olunca insan bir üşür, bir de içi sızlar ya. Bugün öyle bir akşam işte. Kafamda hâlâ o düğün salonunun ışıkları, o kalabalık, bir de senin o köşede duruşun var.
Geçen hafta mıydı neydi... bilmiyorum, günler birbirine girdi. Ama o an hâlâ gözümün önünde. Bir baktım, sen oradasın. Yıllar olmuş, ne kadar olmuş saymıyorum artık. İlk başta tanıyamadım bile. Sonra bir gülüşün var ya, hani şu gözlerin de güldüğü gülüş... işte o gülüşü görünce bütün o eski meseleler, eski şakalar, o üniversitenin soğuk koridorları, kantindeki o berbat çay, hepsi bir anda doluştu içeri. Sanki aradan geçen yıllar bir yalanmış da biz dün ayrılmışız gibi.
Yanıma geldin, konuştuk. Nasılsın, iyi misin, neler yapıyorsun... Herkesin sorduğu o bildik sorular. Ben de işte, iyiyim, çalışıyorum, hayat gidiyor bir şekilde dedim. Sen de anlattın bir şeyler. Ama ben senin ne anlattığını inan hatırlamıyorum. Ben sadece senin sesini dinledim. O tanıdık sesi. Sonra bir çocuk geldi yanına, senin yanında durdu, bir şeyler söyledi sana. Ben de o an anladım işte. Senin hayatın var artık. Bana ait olmayan bir hayat.
Oradan uzaklaştım. Bir şey oldu mu? Hayır. Kimse bir şey demedi, kimse bir şey yapmadı. Ama benim içimde bir şey kırıldı. Kırıldı mı, yoksa zaten kırıktı da ben mi yok sayıyordum, bilmiyorum. Ama canım yandı. Hem de çok. 🙈
Sonra eve geldim. Telefonu elime aldım. Mesaj yazdım. Sildim. Bir daha yazdım. Bir daha sildim. "Merhaba, düğünde çok iyiydin..." Hayır, olmadı. "Seni gördüğüme sevindim." Yavan. "Neden yıllar önce öyle yaptın?" Çok geç. "Özledim." İşte bu... Bunu yazamadım. Yazamıyorum. Çünkü senin hayatın var, benim gururum var, bir de şu saatten sonra ne diyeceğim ki sana?
Kızgınım sana. Neden diye soruyorum kendime, hâlâ bilmiyorum. Belki de kızgın değilim de kendime kızıyorum. Hâlâ kafamda o düğün salonundaki ışıklarla, hâlâ o eski günlerle yaşıyorum. Herkes hayatına devam ediyor, ben bir yerde takılıp kalmışım. Sen bir yerde, ben bir yerde. Ama ben hâlâ aynı yerdeyim.
Bugün cuma. Yarın yine bir gün geçecek. Ben yine o mesajı yazacağım, sileceğim. Sonra belki buraya bir şeyler daha yazarım. Belki bir gün o mesajı gönderirim. Belki de hiç göndermem. Allah bilir.
Sen iyi ol. Gerçekten iyi ol. Ama beni de bir yerlerde hatırla, olur mu?
Kafam çok karışık.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.