Keşke Demenin Adresi
Bu sabah yine erken uyandım. Hani şu kuşların bile daha tam uyanmadığı, gökyüzünün lacivertten griye geçmeye üşendiği an var ya, işte tam o an. Yatağın diğer tarafı boş, hatta diğer tarafı bile yok, ben hep sağ kenarda…
Sofrada Tek Kişi
Hanım, bu akşam yemeği yine tek tabakta yedim. Senin tabağın dolapta duruyor, masaya koymadım. Masada tek tabak var; benimki. Bugün pazardı, bir şey yapmadım. Abim aradı, "ne o, yalnız mı oturuyorsun" dedi, "yoğunum"…
Kâğıttan bir gemi
Oğlum bugün banyoda kâğıttan gemi yaptı. Suya bıraktı, gemi battı. Ağladı. Ben de oturdum yanına, kendi gemimi yaptım, o da battı. Sonra ikimiz de güldük. Salak gemiler. Sonra uyudu. Ben mutfakta çay koydum, bardağı…
Bugün de güldüm işte
Hayatım, bugün sana bir şey söyleyeceğim ama nereden başlasam bilmiyorum, çünkü öyle çok şey birikmiş ki içimde, hepsini aynı anda söylesem cümleler birbirine girer, sen de bana gülersin, ben de kendime gülerim, işte…
O Kapalı Telefon
Sabah kahvemi aldım, balkona çıktım. Sıcak daha şimdiden bastırdı be. Çocuklar uyuyor, ev sessiz. Böyle anlarda hep sen geliyorsun aklıma, işte. İstemiyorum ama geliyorsun. Dün gece yine eski mesajları okudum. Hani şu…
Kırmızı Klasörü Bugün Yine Açtım
Bugün öğleden sonra evdeydim, annem dışarı çıktı, bütün ev bana kaldı. Ne yapacağımı bilemedim, dolabın en üst rafına uzandım yine. O kırmızı klasörü indirdim. Biliyorum, açmamalıyım artık, kaç kere kendime söz verdim…
O bilet hâlâ cüzdanımda
Dinle beni. Bu sabah yatağın kenarında oturmuş, cüzdanımı açıyordum. Bozuk paraları döktüm, kartları çıkardım... o bilet yine oradaydı. Katlanmış, kenarları yumuşamış, üstündeki yazı solmuş. Ama duruyor işte. Hâlâ…