Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem Mektup

O bilet hâlâ cüzdanımda

deli_kiz

· 2 dk okuma

Dinle beni. Bu sabah yatağın kenarında oturmuş, cüzdanımı açıyordum. Bozuk paraları döktüm, kartları çıkardım... o bilet yine oradaydı. Katlanmış, kenarları yumuşamış, üstündeki yazı solmuş. Ama duruyor işte. Hâlâ duruyor. O gün bana uzattığın bilet. Taksim'den kalkan, senin otobüsün biletiydi. Son anda elime tutuşturmuştun, hatırlıyor musun? "Bunu sende bırakayım" demiştin. Ben de gülmüştüm, "ne yapayım ben bunu" demiştim.

Yalan söyledim. Sakladım. Aylar oldu, hâlâ cüzdanımda taşıyorum. Her açtığımda görüyorum onu. Alışkanlık olmuş artık, ne yapayım. Numarası silinmiş, sadece o soluk mürekkep kalmış. Ama ben hatırlıyorum. Sen o bileti bana verirken gözlerin gülüyordu. Gülüyordu işte. Bunu uydurmadım.

Küsüm sana. Çünkü yine ben düşünüyorum, yine ben hatırlıyorum, yine ben yazıyorum. Sen neredesin? Hangi şehirde, hangi sokakta, sabah kahveni nasıl içiyorsun? Bilmiyorum. Bilmiyorum ve bu bilmemek beni deli ediyor. Aylardır bir mesaj bile yok. Bir kelime bile. SEN BANA O BİLETİ VERDİN YA?! Hani bir anlamı vardı? Hani o gülümseme bir şeydi?

Sonra o gün geliyor aklıma. Kitapçının kapısı. Elinde bir kahve, bende bir kahve. Sanki hiç ayrılmamışız gibi gülümsemiştin. İçim titremişti. O an... o kadar gerçekti ki. Yalan olamazdı. Sen de hissettin, biliyorum. İkimiz de söyleyemedik. Serviste yan yana otururken, kitaplarımızı değiştirirken, o üç yıl boyunca hep bir yerde takılıp kaldık. Bir adım. Sadece bir adım. NEDEN ATMADIK?!

Belki korktuk. Belki kaybetmekten korktuk. Ama bak, yine kaybettik. Hem de hiç sahip olmadan. Bu daha mı iyi oldu sanki? Söyle bana, daha mı iyi? O gün kitapçıdan çıkarken arkamı dönüp baktım, sen de bakıyordun. İkimiz de bir şey diyecektik, ikimiz de diyemedik. Sonra yürüdün gittin. Ben orada öylece kaldım.

Yine de içimde bir yer var, orada hâlâ bir şey duruyor. İstersen adına umut de. Deniyorum, söküp atamıyorum. O gülümsemen aklıma gelince öfkem de gidiyor, kızgınlığım da. Sadece sen kalıyorsun. Sadece o bilet, sadece o gün, sadece o iki kahve.

Belki bir gün o biletin bir anlamı olur. Belki bir gün sen de o kitapçının kapısında durursun, bu sefer ben gülümserim. Bilmiyorum. Ama en azından bir kere daha söylüyorum: bekliyorum. Kızgın ama bekliyorum. Ve bu sefer sen yaz. Sadece bir kelime. Yeter.

8,8 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar