Yine buradayım, yine o bankta
Deniz kenarında oturuyorum şu an. Şu bizim bank... Her akşam gelip oturduğumuz, senin 'beş dakika' deyip bir saat kaldığımız bank. Biliyorum, gülüyorsun şimdi. 'Yine mi oradasın' diyorsun. Evet, yine buradayım. Hep…
O oyuncak araba
Geçen ay bir kafede karşılaştık ya... hani elinde oğlunun oyuncak arabası vardı, çocuk masanın altında dolanıyordu. Sadece "iyi görünüyorsun" diyebildim. İyi görünüyorsun?! Yıllar sonra ilk kelimem bu mu olmalıydı…
Katlanmış Köşe
Yine oturdum masaya. Kalem elimde, kâğıt önümde, sen yoksun. Bu gece de sana yazacağım, yine göndermeyeceğim... belki. Biliyor musun, ilk mektubunu hâlâ saklıyorum. O gün zarfı görünce nasıl sevindiğimi bir bilsen…
Bir de bunu sormak istiyorum
Bugün yine doğum günü vardı o arkadaşın. Sana söylemedim ama ben de gittim. Balkon aynı, hava aynı, hatta ısınmak için yaptığın o elleri ovuşturma hareketini hatırladım. Bir tek sen yoktun, o kadar. Herkes pastayı…
Kutuyu bu sefer açmadım, sadece baktım
Yatağın kenarında oturuyorum. Elbise dolabının en altında, öteki tarafa kaymış, senin çoktan unuttuğun o kutu var ya. Bu sefer açmadım. İnan bana açmadım. Sadece çektim, dizimin üstüne koydum, öylece baktım. Bir buçuk…