Yine buradayım, yine o bankta
Deniz kenarında oturuyorum şu an. Şu bizim bank... Her akşam gelip oturduğumuz, senin 'beş dakika' deyip bir saat kaldığımız bank. Biliyorum, gülüyorsun şimdi. 'Yine mi oradasın' diyorsun. Evet, yine buradayım. Hep buradayım.
Bugün ne oldu biliyor musun? Hiçbir şey. Hiçbir şey olmadı işte. Sabah kalktım, kahvaltı yaptım, tabakları yine iki kişilik koydum farkında olmadan... sonra birini geri kaldırdım. Alışkanlık işte, ellerim senden önce davranıyor. Sen gideli altı ay oldu ama ben hâlâ iki kişilik yaşıyorum.
Deniz sakin bu akşam. Sen 'deniz sakin olunca huzur veriyor' derdin ya… Bana vermiyor. Bankın soğuğu geçiyor üstümden, rüzgâr azıcık var, bir martı indi tam karşıma, sonra kalktı gitti. Sanki o da bakıp 'burada kimse yok' dedi de ben yine de kalkmadım. Sen yoksun ya, ben yine de kalkmadım.
O yaz Bodrum'a gidecektik hatırlıyor musun? 'Bu yaz kesin' demiştin. Kesin. Ne kadar emindin. Ben de inanmıştım. Plaj havlularını bile almıştık, şu mavi olan... Hâlâ çekmecede duruyor. Atamadım. Atamıyorum. Belki bir gün… bilmiyorum. Aptalca biliyorum 🙈
Kızmıyorum artık sana. İlk zamanlar kızıyordum, çok kızdım. 'Neden beni bıraktın' diye bağırdım denize, duyan olmadı. Ama şimdi… şimdi sadece özlüyorum. Sabah kalkıyorum, her sabah, o ağırlıkla kalkıyorum. Alıştım mı dersin? Bilmiyorum. Bazen alıştım sanıyorum, sonra bir akşam yine burada buluyorum kendimi.
Neyse... Ben yine geldim işte. Yanına. Deniz kenarına.
Rüyamda gör beni olur mu? Orda da iki kişilik kahvaltı hazırlarım sana. Söz ❤️🌙
Giriş yap, bu yazıya puan ver.