O otobüs
Yine o geceyi düşündüm. Hani doğum gününden sonra aynı otobüse binmiştik ya. Konuşmaktan ineceğimiz durağı kaçırmıştık, hatırlıyor musun? Sen cama vurup dışarıyı gösteriyordun, ışıklar akıp gidiyordu, bir de o bozuk…
Yine o geceyi düşündüm. Hani doğum gününden sonra aynı otobüse binmiştik ya. Konuşmaktan ineceğimiz durağı kaçırmıştık, hatırlıyor musun? Sen cama vurup dışarıyı gösteriyordun, ışıklar akıp gidiyordu, bir de o bozuk…
Canım, hani şu kırmızı kınayı yakarken avucuma tıkılan bozuk parayı biliyorsun ya… Dün gece çekmeceyi karıştırırken buldum. Hâlâ orada. Bir kuruş. Ama içimde bıraktığı ağırlık, bir kuruş değil. Hiç de değil. Salı gecesi…
Annemin evindeyim, salonda, onun o eski koltuğunda, dizlerimde bir battaniye. Dışarıda şehrin o bitmeyen sesi var, bende de bitmeyen bir şey. Annem çay koydu, yanıma oturdu, sonra hiçbir şey sormadan kalktı. Kadın…
Bu akşam yine denize indim. Hava kararmıştı, suyun sesi dışında bir şey yoktu. Telefonu evde bıraktım, bilerek. Bazen kafamı dağıtmak için değil, tam tersine, iyice içime dönmek için çıkıyorum. Dalgalar bana bir şey…
Bu saatte uyuyamıyorum yine. Herkes yattı, ev sessiz, benim içimdeki o cümle hâlâ orada duruyor. Hani şu bitiremediğim cümle. Gecenin bu vaktinde seni düşünmemek için kendime söz vermiştim, ama tutamadım işte 🙈 Telefonu…
Havalar serinlemeye başladı ya, hani akşam olunca insan bir üşür, bir de içi sızlar ya. Bugün öyle bir akşam işte. Kafamda hâlâ o düğün salonunun ışıkları, o kalabalık, bir de senin o köşede duruşun var. Geçen hafta…
Eski sevgilim… yine buradayım. Bu gece evdeyim, annem erkenden yattı, ben de kendime bir çay demledim ama soğumasını beklerken yine sana daldım işte. Yaz bitiyor ya, hani şu akşamüstü hafif serinlik gelir, insanın içi…
Bugün o yolu tuttum yine. Kütüphanenin önünden geçerken ayaklarım durdu. İçeride kimse yoktu, masalar boştu. Senin oturduğun masa da boştu. İki yıl boyunca aynı masaya oturmuştun. Ben de karşına geçip kitap açmış gibi…
Bugün yine dinledim. O ses kaydını. Hani şu en son konuştuğumuz günün kaydı. Sen 'artık dayanamıyorum' demiştin ya. Ben hâlâ oradayım. Sen çoktan gittin, ben o cümlede takılı kaldım. Bazen diyorum ki silelim artık…
Bu saatte uyumak mümkün değil. Dışarıda yaz bitiyor, ben hâlâ aynı akşamın içindeyim. Bugün nedense seni çok aradım. Arasam mı diye düşündüm ama... arasam ne diyeceğim ki, işte öyle. Hatırlıyor musun, o düğünde ilk…
Bu gece yine o kaydı açtım. Bilmem kaçıncı kez. Önce kızdım sana, yine. Sonra gülüşün geldi, dalgaların arasından, ve ben yine eridim. Her seferinde aynı şey oluyor, hiç şaşırmıyorum artık. İnsan kendi kendine bu kadar…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar