Kulağımda hâlâ o ses
Bugün yine dinledim. O ses kaydını. Hani şu en son konuştuğumuz günün kaydı. Sen 'artık dayanamıyorum' demiştin ya. Ben hâlâ oradayım. Sen çoktan gittin, ben o cümlede takılı kaldım. Bazen diyorum ki silelim artık…
Bugün yine dinledim. O ses kaydını. Hani şu en son konuştuğumuz günün kaydı. Sen 'artık dayanamıyorum' demiştin ya. Ben hâlâ oradayım. Sen çoktan gittin, ben o cümlede takılı kaldım. Bazen diyorum ki silelim artık…
Bugün yine o çekmeceyi açtım. Bilerek açtım, kendime eziyet olsun diye. Bileklik hâlâ orada, kutunun içinde, hiç takılmamış. Senin bileğine hiç değmedi. Ben onu alırken hayalini kurmuştum, hatırlıyor musun? Sana…
Öğleden sonra. Evdeyim. Annem mutfakta tencere tıkırdatıyor, bana bir şeyler soruyor, ben yarım kulakla dinliyorum. Sonra telefonum titriyor. Kalbim öyle bir kalkıyor ki... Bakıyorum. Bir bankadan mesaj. Sadece bir…
Ya... bunu bir yere yazmam lazım artık, içimde tutmaktan yoruldum. Üç ay oldu. Üç ay. Bazen dün gibi geliyor, bazen de o otobüs durağı çok uzak bir yerde kalmış gibi. Hani yağmuru beklerken ilk kez konuştuğumuz o durak…
Hanım, bu akşam yemeği yine tek tabakta yedim. Senin tabağın dolapta duruyor, masaya koymadım. Masada tek tabak var; benimki. Bugün pazardı, bir şey yapmadım. Abim aradı, "ne o, yalnız mı oturuyorsun" dedi, "yoğunum"…
Bugün yine açtım o mesajı. "Merhaba, nasılsın?" yazmışsın, sadece bu. İki kelime. Ama ben o iki kelimenin içine yıllarımı sığdırdım… Biliyor musun, bazen bu satırları yazarken sesli okuyorum. Sen duymuyorsun ama ben…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar