Sabah erken uyandım yine.
Sabah erken uyandım yine. Perdeyi açmadım. Yatağın boş tarafına baktım, alışkanlık işte. Sen gideli de bir süre oldu ama benim gözüm hâlâ orada takılıyor.
Dün gece telefonu elime aldım. Sesli mesaj. Hâlâ orada, hâlâ dinlemedim. Parmağımın ucuyla dokundum, sonra bıraktım. Belki sesini duysam her şey daha zor olur diye düşünüyorum. Belki de tam tersi. Bilmiyorum. Silmedim. Silemiyorum.
O gün bavulunu toplarken ben mutfaktaydım. Bir şey söyleyecektim. Ağzımı açtım, sonra kapattım. Gitme deseydim… Ne değişirdi? Bilmiyorum ama söylemedim işte. İçimde kaldı.
Annem geçenlerde “artık kendine bak” dedi. Haklı. Biliyorum. Ama bir yastığın boş olması, bütün odayı boş bırakıyor insanın içinde. 😔
Şimdi burada oturuyorum. Çay demledim, soğuyor. Senin sevdiğin gibi demli demledim, alışkanlık. Her sabah bir bardak fazla koyuyorum.
Bugün de o mesajı dinlemeyeceğim galiba. 🙈
Giriş yap, bu yazıya puan ver.