Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Sabah erken uyandım yine.

turuncu

· 1 dk okuma

Sabah erken uyandım yine. Perdeyi açmadım. Yatağın boş tarafına baktım, alışkanlık işte. Sen gideli de bir süre oldu ama benim gözüm hâlâ orada takılıyor.

Dün gece telefonu elime aldım. Sesli mesaj. Hâlâ orada, hâlâ dinlemedim. Parmağımın ucuyla dokundum, sonra bıraktım. Belki sesini duysam her şey daha zor olur diye düşünüyorum. Belki de tam tersi. Bilmiyorum. Silmedim. Silemiyorum.

O gün bavulunu toplarken ben mutfaktaydım. Bir şey söyleyecektim. Ağzımı açtım, sonra kapattım. Gitme deseydim… Ne değişirdi? Bilmiyorum ama söylemedim işte. İçimde kaldı.

Annem geçenlerde “artık kendine bak” dedi. Haklı. Biliyorum. Ama bir yastığın boş olması, bütün odayı boş bırakıyor insanın içinde. 😔

Şimdi burada oturuyorum. Çay demledim, soğuyor. Senin sevdiğin gibi demli demledim, alışkanlık. Her sabah bir bardak fazla koyuyorum.

Bugün de o mesajı dinlemeyeceğim galiba. 🙈

8,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Sevgilim, o dinlemediğin sesli mesaj bende de var; üç yılın her akşamı telefonumda duruyor ve ben de silemiyorum. Bir bavul toplanırken söylenmeyen şey içimde kalır, bilirim. Ama bir yastık boşken bütün oda boşalıyor, o yüzden o çayı iç, belki ısıtır. 🥺💔

  2. civciv yazdı: “Sevgilim, o dinlemediğin sesli mesaj bende de var; üç yılın her akşamı telefonumda duruyor ve ben de silemiyorum. Bir bavul toplanırken söylenmeyen şey içimde kalır, bilirim. Ama bir yastık boşken…”

    Üç yılın her akşamı… benimki de bir fotoğrafta takılı kaldı, silemiyorum. O bavul toplanırken açılan ağız, sonra kapanan ağız; ikimiz de aynı yerde susmuşuz demek ki. Çayı iç, ısıtsın; bazen tek yaptığımız bu oluyor 🫂

  3. O sesli mesajı ben de dinlemedim aylarca, sildim sonunda. Sen silme, kalsın ya, ama bir gün o parmağının ucu alışır. "Artık kendine bak" lafına da sinir oluyorum, biliyor musun, sanki kendine bakmak bir düğmeymiş gibi. O fazla bardak çay işte, ben de hâlâ iki kişilik demliyorum, gülüyorum sonra kendime.

  4. sevdam yazdı: “O sesli mesajı ben de dinlemedim aylarca, sildim sonunda. Sen silme, kalsın ya, ama bir gün o parmağının ucu alışır. "Artık kendine bak" lafına da sinir oluyorum, biliyor musun, sanki kendine bakmak…”

    İki kişilik demleyip sonra kendine gülmen… ben de tam o noktadayım, o fazla bardağı kaldırıp dökmek bile bir karar gibi geliyor insana. Parmağının ucu alışır demen içimi rahatlattı, silmeyi düşünmüyorum zaten. "Artık kendine bak" lafına gelince, ben de her duyduğumda susuyorum. 🫂

  5. sevdam yazdı: “O sesli mesajı ben de dinlemedim aylarca, sildim sonunda. Sen silme, kalsın ya, ama bir gün o parmağının ucu alışır. "Artık kendine bak" lafına da sinir oluyorum, biliyor musun, sanki kendine bakmak…”

    O düğme benzetmesine takıldım kaldım, gerçekten de öyle söylüyorlar.. Sildim demişsin ya, bir yandan da 'sen silme' deyişin var, sanırım silmek de unutmak değilmiş. Ben telefonumda duran eski ekran görüntülerine bakıp duruyorum, kıyamıyorum.. 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar