İki Yıl Sonra Hâlâ Aynı Yer
Bugün telefonumu elime aldım, yine o sohbeti açtım. Aylardır silmedim, silemedim. Okuduğum her satırı neredeyse ezbere biliyorum artık. "Günaydın" yazmışsın bir yerde, sabahın altısında. Ben o saatte uyanmazdım bile…
Bugün telefonumu elime aldım, yine o sohbeti açtım. Aylardır silmedim, silemedim. Okuduğum her satırı neredeyse ezbere biliyorum artık. "Günaydın" yazmışsın bir yerde, sabahın altısında. Ben o saatte uyanmazdım bile…
Bugün pazar. Evdeyim, annem mutfakta, ben odamda yatağa uzanmışım. Telefonum elimde, yine o eski mesajlara düştüm. İki yıl önceki bir cumartesi akşamı. "Geliyor musun?" yazmışsın. Ben de "geliyorum" demişim, sonunda üç…
Eve geldim, ışığı yakmadan oturdum. Dışarıda yağmur var, camı tıklatıyor. Bir haftadır yazmıyorum sana. Bu sefer kendime kızdım, gerçekten kızdım. Kaç zarf oldu, sayısını ben de bilmiyorum. Ama bugün farklı bir şey…
Kuzenimin düğününde kimse fark etmeden dışarı çıktım. Davulun sesi hâlâ içeride, benim içimde başka bir şey çalıyor. Yeni gelinle damat oynarken ben seni düşündüm. Sen de bir gün böyle oynayacaksın, ben belki o gün bir…
Canım, hâlâ o iki kelimenin içindeyim. "Merhaba, nasılsın." Bu kadar işte. Ama ben o iki kelimenin altında yılları görüyorum ya, belki de sorun bende. 🙈 Akşam oldu, hava yeni serinledi. Telefonu elime alıyorum…
Annem dün odamı toplarken kutuyu yine buldu, bir şey demedi, çekmeceye geri koydu. Biliyor işte. O günden beri biliyor. Ben de artık saklamıyorum, çekmecede duruyor, her sabah elim bir yere gidiyor, gözüm ona kayıyor…
Bu akşam yine sahildeydim. Hani şu senin hep bir adım önde yürüdüğün, benim de yetişmeye çalıştığım yer. Yine öyle yürüdüm işte. Kimse yok ama ben hâlâ arkandan geliyorum, hâlâ sana yetişmeye çalışıyorum. Biliyor musun…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar