Hâlâ o mesajı sildirmedim
Bu gece yine oturdum. Elimde telefon, açtım o konuşmayı, en dibe kadar kaydırdım. Biliyorum, artık mesaj atmak diye bir şey yok. Ama ben yine de o son satırı okuyorum. “Seni seviyorum” yazmışım. Sen okumuştun ama cevap…
sana yazmayı bırakamadım
Bu akşam yine o son mesaja döndüm, hani şu “hayırlısı olsun” dediğin mesaja; ben hâlâ içinden bir şey çıkarmaya çalışıyorum, sanki iki kelimenin arasında sakladığın bir şey varmış gibi 🙈 ve biliyorum yok, biliyorum…
Gece Yarısı Balkonu
Zaten biliyorsun, canım. Bu saatte yine balkondayım. İçim de yanıyor işte. Hani şu ilk mesajın vardı ya... HANİ ŞU “günaydın” DİYE BAŞLAYAN O MESAJ!!! Sen attın, ben on kere okudum. Ekranı kapatıp açtım, hâlâ orada mı…
Cebimdeki Anahtarlık
Sabah yine anahtarlığı elime aldım. Hani şu eski, rengi solmuş olan. Yıllar önce bir kantinin önündeki standdan almıştım, sana vermeye cesaret edemedim. Cepte taşına taşına köşeleri aşınmış ama hâlâ sağlam. Senin gibi…
Masada kalan
canım, yine o masadayım. gece yarısını geçti, ev sessiz, ben sessiz… yüzük hâlâ duruyor orada, sen bıraktığın gibi. dokunamıyorum. aylar oldu, hâlâ dokunamıyorum 🙈 o akşam “artık yürümez bu” dedin ya… hâlâ o cümlenin…