Yine o mesaj.
Yine o mesaj. "Nasılsın?" İki yıl sonra, gece yarısını çoktan geçmişken. Telefonu elime aldım, ekrandaki yazı hâlâ oradaydı, parmağım kaydırırken titriyordu. Bıraktım, tekrar aldım.
Yazdım. Sildim. Yine yazdım. Sildim. Kırk kere oldu belki. Ne yazacağımı bilmiyorum sana. "İyiyim" desem yalan, "kötüyüm" desem zaten biliyorsun.
O bankta bir şey kaldı. İkimizin. O bankta ben kaldım. Her akşam aynı saatte oturduğumuz o bankta hâlâ bir çocuk oturuyor ve ben onu iki yıldır yerinden kaldıramıyorum. O BANKI İÇİMDEN SÖKÜP ATAMIYORUM!!!
Giriş yap, bu yazıya puan ver.