Bir düğünde çaldı
Geçen akşam bir düğüne gittim. Kuzenimin düğünü, yıllardır görmediğim akrabalar, uzun masalar, kalabalık. İyiydim, gerçekten iyiydim, hatta ilk defa gülerken kendimi yakaladım, için için bir şey sıkışmıyordu göğsümde…
Bu sefer ne radyo ne tabak, çarşafın altında telefon
Yatağa girdim, ışığı kapattım, sonra tekrar açtım. Uyku yok. Telefonu elime aldım, ne açacağımı bilmeden gezdirdim parmağımı, sonunda kendi kendime kızdım ve yere bıraktım. Ama işte insan kendinden kaçamıyor be. Gözümü…
O Şarkı Çalınca
Yine o şarkı çıktı karşıma. Gece yarısı, radyoda, tesadüf işte. Ne tesadüf be, ne tesadüf... Kaç yıl oldu, hâlâ aynı yerde duruyor içimde. Sen bana o şarkıyı hatırlattığın akşam gülmüştük ya hani, ikimiz de. Ben o kadar…
O Şarkı Çalınca
Gece yarısı, mutfakta çay demliyorum. Radyo açık işte, kimse dinlemiyor, kendi kendine çalıyor. Sonra o şarkı başladı. Hani bizim şarkımız. Arabada sonuna kadar açar, camları indirir, bağıra bağıra söylerdik ya. Şimdi…
yağmur yine seni hatırlattı
Bu akşam yine yağmur başladı biliyor musun, camdan dışarı bakıp iki dakika hiçbir şey düşünmemeye çalıştım ama olmadı, hiç olmuyor, sen de biliyorsun olmadığını. Hani bir şehirde yaşarsın, yağmur yağar, sen yine o eski…
Duydum işte
Duydum işte. Nişanlanmışsın. Bana söylemedin, bir arkadaşımdan duydum, sıradan bir pazar öğleden sonrası, elimin altında çayım soğurken. Ne güzel. Demek böyle oluyormuş. Ve ben ne yaptım biliyor musun? Kalktım, telefonu…