Bu sabah evi toplamaya niyetlendim, hani şu dolabın üstündeki kutular var ya…
Bu sabah evi toplamaya niyetlendim, hani şu dolabın üstündeki kutular var ya, üç aydır orada duruyorlar. Aldım elime, açtım, içinden yıllar önceki bir fotoğraf çıktı. İkimiz de gülüyoruz, güneş gözümüzü almış, sen elinle siper yapmışsın. O günü hatırlıyorum. Gülmekten konuşamıyorduk. Şimdi bakıyorum da, ne kadar gençmişiz, ne kadar bizmişiz.
Sonra farkında olmadan o şarkıyı açmışım. Hani hep beraber dinlediğimiz, arabada açıp bağıra bağıra söylediğimiz şarkı. İlk notası çaldı, ben kapatamadım. Öylece dinledim. Mutfakta, elimde fotoğraf, karşımda bulaşık makinesi, o şarkı çalıyor.
Kızgın olduğum çok oldu sana. Bana hiç bağırmadığın için, söylemek istediklerini yutup sustuğun için kızdım. Ama bu sabah kızgın değilim. Sadece özledim. Seninle tartışmayı bile özledim, inanır mısın. Şu aynı yerlerde dönüp duran kavgaları, sonra hiçbir şey olmamış gibi sarılmalarımızı.
Kediyi sorma. Her sabah kapımda. Ben de ona sarılıyorum, o da bana. Ama biliyorum, o da seni arıyor. İkiniz de bende kaldınız, ben de sizde.
Bugün bu fotoğrafı kutuya geri koyamadım. Masada duruyor. Bir şey yapamıyorum.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.