Cebimdeki Mektup
Yine deniz kenarındayım. Hava artık iyice serinledi, oturduğum taş soğuk ama kalkıp gitmek istemiyorum. Cebimde o mektup var yine. Kaç yıl oldu, hâlâ cebimde taşıyorum. Katladığım yerden aşınmış, kenarları yumuşamış…
Yine deniz kenarındayım. Hava artık iyice serinledi, oturduğum taş soğuk ama kalkıp gitmek istemiyorum. Cebimde o mektup var yine. Kaç yıl oldu, hâlâ cebimde taşıyorum. Katladığım yerden aşınmış, kenarları yumuşamış…
Bu sabah erken kalktım, kordon boyunca yürüdüm. Hava serindi, deniz sakindi. Kalabalık yoktu daha, ben de sessizliği sevdim. Yürürken yine seni düşündüm. Kızmadan, inan bana. Öfkem çoktan geçti, geriye bir burukluk…
Bu akşam yine denize indim. Hava kararmıştı, suyun sesi dışında bir şey yoktu. Telefonu evde bıraktım, bilerek. Bazen kafamı dağıtmak için değil, tam tersine, iyice içime dönmek için çıkıyorum. Dalgalar bana bir şey…
Bugün sahilde yürüdüm yine. Ayakkabılarımı çıkardım, suyun kenarında ıslanmasına bile aldırmadım. Telefonu çıkardım, eski mesajları açtım. Hepsini biliyorum zaten, ezberledim artık. Yine de açıyorum. Okumadan…
Deniz kenarında oturuyorum şu an. Şu bizim bank... Her akşam gelip oturduğumuz, senin 'beş dakika' deyip bir saat kaldığımız bank. Biliyorum, gülüyorsun şimdi. 'Yine mi oradasın' diyorsun. Evet, yine buradayım. Hep…
Herkes uyudu, ben yine o fotoğrafa bakıyorum. Sen yanındakiyle gülüyorsun ya... hani o gülüşün vardı, iki dişinin arası hafif açık, ben ilk gün sahilde o gülüşü görünce 'işte bu' demiştim. Bir yıl boyunca her sabah o…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar