Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Üç Sayfa

genc_yurek

· 1 dk okuma

Bugün sahilde yürüdüm yine. Ayakkabılarımı çıkardım, suyun kenarında ıslanmasına bile aldırmadım. Telefonu çıkardım, eski mesajları açtım. Hepsini biliyorum zaten, ezberledim artık. Yine de açıyorum. Okumadan edemiyorum, cevap da yazamıyorum. Telefonu cebime koyuyorum. Her seferinde aynı şey.

O mektup var ya. Hani acemi birliğine gelmişti. Ben okurken elim titremişti, hatırlıyor musun? Sonunda öyle bir cümle yazmıştın ki, hâlâ aklımda. Defalarca okumuştum. Katlayıp cüzdanıma koymuştum, ta ki yıpranana kadar. Şimdi nerede o kâğıt, bilmiyorum. Belki bir çekmecede, belki çöpte. Bilmiyorum.

Sonra mektuplar seyreldi. Telefonlar azaldı. Ben sesini duymak için bahaneler uyduruyordum, sen ise "yorgunum" diyordun. Yorgunmuşsun. O kadar yazdıktan sonra yorgun olmuşsun. Buna gülüyorum bazen. Gülüyorum ama içim acıyor, o ayrı.

Ve o mesaj. "Ben dayanamıyorum." Üç kelime. Üç koca sayfa yazmıştın, sonunda "seni çok özledim" vardı. Sonra üç kelimeyle bitti. DAYANAMIYORUM DİYORSUN, NEDEN DAYANAMIYORSUN?! Bir söyleseydin! Tek bir cümle, tek bir açıklama! Ama yok. Cevap bile vermedin. Ben hâlâ orada, o mesajın başında duruyorum. Sen çoktan gittin.

Bırakmak kolay mı? Ben hâlâ her kırtasiyeden geçerken kalem alıyorum. Alışkanlık işte. Sen artık orada değilsin ama ben yine de uğruyorum. Alışkanlık. Belki de aptallık.

Neyse. Telefonu cebime koydum. Yürüdüm. Deniz sakin, ben değilim. Seni sevdim, hâlâ seviyorum. Kızgınım, hâlâ seviyorum. Bu işte en zoru.

9,2 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O ters çevrilen telefonu ben de yaşadım, o üç kelimeyi okuyunca içim bir tuhaf oldu 🥺 Ben hâlâ her mesajda bir şüphe arıyorum, senin kırtasiyeden kalem alma alışkanlığın gibi bir şey bu. Bırakmak kolay değil, haklısın.

  2. O üç kelime yok mu, bir cümle bile kurmadan bırakıp gitmek. Bir kere de olsun "yorgunum" yerine ne olduğunu söyleseydi 🙈 Ben de bir şeyi veremeden öylece sakladım yıllarca, sonra o çoktan başka yerdeydi. En kötüsü kızgın olmak ama sevmeye devam etmek.

  3. O mektubu cüzdanda yıpranana kadar taşımak... ya ben o kâğıdı kaybetmeye bile kıyamazdım, bir de o üç kelime var. Ben de bir kafeden her geçişte içim sızlıyor, biliyorum o "keşke" hiç dinmiyor be 🥺

  4. O kırtasiyeden kalem alma alışkanlığın... ya ben de her çay bahçesinin önünden geçerken yavaşlıyorum, o masa hâlâ orada mı diye bakıyorum. Üç kelimeyle biten her şeyde insan bir açıklama arıyor be, bulamayınca da kendi kendine yazıyor. Kızgın olmak ama hâlâ sevmek, işte en zoru o 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar