Aynı Yerde Duruyorum
Herkes uyudu, ben yine o fotoğrafa bakıyorum. Sen yanındakiyle gülüyorsun ya... hani o gülüşün vardı, iki dişinin arası hafif açık, ben ilk gün sahilde o gülüşü görünce 'işte bu' demiştim. Bir yıl boyunca her sabah o gülüşü düşünerek uyandım. Şimdi başkasına ait, öyle mi?
Bak, kızmıyorum artık. Kızamıyorum. Çünkü kızmak için hâlâ bir şeylerin kalması lazım, sen her şeyi alıp gittin. Sadece bir alışkanlık kaldı bende: parmağım o fotoğrafın üstünde durup kalıyor, geri kaydırıyorum, bir daha bakıyorum. Aynı yerde, aynı şeyi. Ne kadar küssem, ne kadar kızsam da… bir yerim eksik kalıyor.
Hani sahilde ilk kez elini tuttuğum gün, hiç konuşmadık ya. Sadece yürüdük. Sen 'susmak da bir konuşma' demiştin. Ben o cümleyi hâlâ bir yerde saklıyorum. Aptalım, biliyorum. Bırakmak ne demek, onu bir bana sor. 🙈 🙈
Bugün yine sahile gittim, tek başıma. Oturdum, denize baktım. Bir ara 'acaba' dedim, sonra sustum. Çünkü biliyorum, sen artık orada değilsin. Ama ben orada duruyorum. Hâlâ. O gün oturduğumuz yere oturdum, ayaklarım kumda, aynı yer…
Keşke bir daha konuşsak, keşke bir şey söylesen. Hiçbir şey değil, sadece 'iyi misin' desen yeterdi. Belki de yetmezdi. Bilmiyorum artık. Sadece… seni özlüyorum. O gülüşünü özlüyorum. Ve bundan nefret ediyorum.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.